KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2018/7407 E., 2019/4999 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 62, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri ve 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
uyarınca hükmedilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine ancak
Hüküm fıkrasının 2. maddesinin c bendinde "denetim süresi içerisinde herhangi bir yükümlülük yüklenmesine takdiren yer olmadığına" denilmekle infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tayin ve tespiti gereken husus hakkında infazı kısıtlar biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebepten dolayı hükmün CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun 5271 sayılı CMK'nın 303. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükmün birinci fıkrasından "Denetim süresi içerisinde herhangi bir yükümlülük yüklenmesine takdiren yer olmadığına" kısmı çıkarılmak suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2018/7407, K. 2019/4999, 11 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama