KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/10045 E., 2020/6539 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2017 tarih ve 2017/405 - 2017/792 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca hükmedilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dosyada tanık sıfatıyla ifadesine başvurulan ...'ın yeminli beyanında 15 Temmuz 2016 tarihinde darbe girişimi akşamı örgüt imamlarının kendisinin kullanımında olan 0505 .... nolu telefon hattı ile aramalarda bulunduklarını ancak kendisinin sanık ile o akşam görüşmediğini bildirmiş olmasına ve söz konusu hat ile sanığın kullanımında olan 0505....nolu hat arasında 15.07.2016 günü 23:07'de HTS kaydının tespit edilmiş olması ve kullanımında olan telefon hattına ait CGNAT kayıtları da gözetildiğinde mahkemenin takdir ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
Gerekçeli karar başlığında sanığın "23.05.2017-02.06.2017" tarihleri arasındaki gözaltı tarihinin gösterilmemesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/10045, K. 2020/6539, 21 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama