KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/11520 E., 2020/3432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 62/1, 53/1, 58/9, 63 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddeleri gereğince ayrı ayrı verilen mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddi
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre yapılan temyiz incelemesi sonunda dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükmedilen cezaların süresine göre koşulları bulunmadığından sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme isteminin CMK'nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıklar ... ve ... hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanık ... hakkında tayin olunan “7 yıl 6 ay” hapis cezasından 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapıldığında “10 yıl 15 ay” yerine hesap hatası sonucu “11 yıl 3 ay” hapis cezasına hükmedilmesi, TCK'nın 62. maddesinin uygulanması neticesinde sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde ise;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 E. 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilerek;
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip değerlendirilerek ve ayrıca sanığın beyanında eşi hakkında da soruşturma dosyası olduğunu bildirdiği görülmekle,
sanığın eşine ait soruşturma dosyasının akıbeti araştırılıp belirtilen dosyada sanık hakkında bilgi yada belge olup olmadığının araştırılması ve yine sanık ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılıp herhangi bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığı var ise bu beyan yahut ifade ile birlikte CMK’nın 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna dair yetersiz ByLock sorgu tutanaklarına dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/11520, K. 2020/3432, 9 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama