KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/11727 E., 2020/1739 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 K. sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş;
5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesinde Bölge Adliye Mahkemesinin hangi hallerde duruşma açmaksızın ilk derece mahkemesi kararlarını düzelterek esastan reddine karar verebileceklerini düzenlediği, bu madde kapsamında sanık hakkında cezanın bireyselleştirilmesini düzenleyen TCK 61. maddesine göre cezanın duruşma açmaksızın indirilmesini öngören herhangi bir düzenleme bulunmadığı, buna rağmen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin duruşma açmaksızın sanığın cezasından indirim yapması kanuna aykırı ise de.
CMK 294. ve 295. maddelerine göre temyiz istemlerinin gerekçeli olmasının gerektiğini düzenlendiği, bu hususun Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerini de kapsadığı, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde usule ilişkin açıkça bir sebep gösterilmediği gibi bu durumunda re’sen göz önüne alınamayacağı nazara alındığında, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/11727, K. 2020/1739, 5 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama