KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/11779 E., 2021/4315 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2021
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- 1-Sanık ... hakkında; TCK’nın
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
314/2, 221/4-2. cümle, 221/5, 53/1, 58/9, 62/1, 59, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi 2-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında; TCK’nın 314/2, 31/3, 221/4-2. cümle, 62/1, 59. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5. maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içinde temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Oluş, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre. MİT Müsteşarlığının 21.06.2016, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün ise 28.08.2016 tarihli raporlarında açıkça ifade edildiği üzere, İmaret Kafkas isimli yapılanmanın eylem ve faaliyetleri itibariyle DEAŞ terör örgütüne biat eden ve Suriye’de anılan örgütle birlikte hareket edip himayesinde faaliyette bulunduğu,
sanık ve suça sürüklenen çocuk beyanlarında bu yapılanmanın üyesi olduklarını kabul ettikleri, bu kapsamda mahkemenin sanıkların DEAŞ silahlı terör örgütü üyesi olduklarına ilişkin kabulünde isabetsizlik bulunmamış, sanık ve suça sürüklenen çocuğun gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürenin TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezalarından mahsubuna karar verilmemesi infaz aşamasında gözetilebileceğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/11779, K. 2021/4315, 23 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama