KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/11946 E., 2020/4900 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Bayburt Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2017 tarih ve 2017/6 - 2017/17 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyete ilişkin hükmün kaldırılarak TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3-5/1, TCK'nun 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle kararın düzeltilerek esastan reddi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, gazete aboneliğinin ve çocuğunun örgüte müzahir eğitim kurumlarında öğrenim görmesinin atılı suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan TCK'nın 314/2, 53, 58/9 ve 3713 sayılı Kanunun 3-5/1 maddesi gereğince 9 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün hukuka aykırı olduğunu değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi gereğince duruşma açıp sonucuna göre aynı kanun maddesinin 2. fıkrası gereğince ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken,
kanun maddesine yanlış anlam yüklenerek duruşma açmaksızın evrak üzerinde aynı kanun maddelerine ek olarak TCK’nın 62/1. maddesinin de uygulanması ile neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı ise de anılan uygulamanın sanık lehine olması ve bu hususun temyiz sebebi olarak gösterilmemesi gözetilerek CMK'nın 290/1 maddesindeki emredici düzenleme kapsamında değerlendirilen iş bu hukuka aykırılık bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/11946, K. 2020/4900, 13 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama