KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/12005 E., 2021/2844 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2021
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Terör örgütü propagandası yapma
- Hüküm
- 3713 sayılı Kanunun 7/2-1. ve 2. cümleleri, TCK'nın
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
43/1, 62, 53, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçuna ilişkin kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5. maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içinde temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyizin sebebine göre dosya incelendi gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suç tarihinin “03.03.2018” yerine karar başlıklarında "26.06.2018" ve "26.06.2018 - 2018" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş, İlk Derece Mahkemesinin 01.11.2018 tarihli gerekçeli karar tutanağının 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun 5 ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalandığı belirtildiği halde, UYAP'ta yapılan kontrolde gerekçeli karar
tutanağının 40914 sicil nolu mahkeme başkanı, 165565 sicil nolu hakim ile 60051 sicil nolu katip tarafından ıslak ve elektronik olarak imzalanmaması mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/12005, K. 2021/2844, 22 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama