KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/12100 E., 2020/3025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- Sanığın TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1 TCK'nın 53, 58/6, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin İlk Derece Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Sanık müdafiinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak alt sınırdan makul bir şekilde uzaklaşılarak bir cezaya hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde ve suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak gösterilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanık hakkında sadece TCK'nın 58/9. maddesi gereğince tekerrür hükümleri uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/12100, K. 2020/3025, 24 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama