KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/1217 E., 2019/3387 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma, Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
- Hüküm
- 1)TCK'nın 314/2, 62, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
2)TCK'nın 174/1, 62, 52/2-4, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet 3)6136 sayılı Kanunun 13/2, TCK'nın 62, 52/2-4, 53, 58/9, 54, 63, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
1)Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı, verilen cezanın tür ve süresine göre CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan sanık müdafiinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
2)Silahlı terör örgütüne üye olma ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan 12.06.2017 tarihli hükme yönelik aleyhe istinaf talebi olmamakla birlikte TCK'nın 58/9. maddesinin, hapis cezasının infazı sırasında ve infazından sonra uygulanacak infaz rejimi ile ilgili hükümler içermesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile Dairemizin yerleşik uygulamaları karşısında kazanılmış hak oluşturmayacağı nazara alındığında Bölge Adliye Mahkemesinin 17.10.2017 tarihli bozma kararı doğrultusunda kurulan hükümde anılan maddenin uygulanmasına karar verilmesi yerinde görülmekle tebliğnamenin bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin Kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/1217, K. 2019/3387, 13 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama