KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/1389 E., 2019/4414 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2018 tarih ve 2017/129 - 2018/54 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- Sanıklar hakkında hükmedilen 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceği, ancak sanıklardan ... bakımından yeni doğum yapmış olması sebebiyle yakalamanın gerçekleşmediği, sanığın 26.10.2016 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gelerek ifade verdiği, suç tarihinin sanığın ifade verip, hakkında adli kontrol uygulandığı tarih olarak kabulü gerekirken Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında suç tarihinin sanığın “26.10.2016” yerine “14.10.2016” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı gözetilerek delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanık ... bakımından ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamış, Adli Emanette kayıtlı bulunan dijital materyallerden sanıklara ait cep telefonları ve sim kartlar hakkında mahkemesince her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/1389, K. 2019/4414, 24 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama