KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/1549 E., 2020/5760 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2018 tarih ve 2017/68 - 2018/188 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- Sanıklar hakkında;
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 58/6-7-8 ve 5275 sayılı Kanunun 108/4-5, TCK’nın 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanıklar ... ve ... ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, Sanık ...’nın telefonuna Kimse Yok mu Derneğine ait mesaj gelmesi ile sanık ...’nun dijital incelenmesinde telefonunda Kimse Yok mu Nejdet isimli kişinin kayıtlı olmasının örgütsel faaliyetler olarak değerlendirilemeyeceği kabul olunarak yapılan incelemede;
Sanık ...’nun ByLock kullanıcısı olduğuna dair ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı getirtilmeden karar verilmesi diğer delillerin atılı suçun sübutu açısından yeterli görülmüş, ayrıca İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde sanıklar ... ve ... ile ilgili olarak "sanıkların örgütün en etkin olduğu dönemde il emniyet müdürü ve vergi dairesi başkanı olarak görev yapmalarını" örgüt üyeliği için kabule almışsa da yanlış anlamlar yüklenecek bu kabul dosyadaki diğer deliller kapsamında sonuca etkili bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar ve müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1 maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
Örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanıklar hakkında tekerrür hükümleri yönünden cezanın infazından sonra başlamak üzere denetimli serbestlik uygulanmasına karar verilirken uygulama maddesi olarak doğrudan ve yalnızca TCK'nın 58/9. maddesinin gösterilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde anılan Kanunun 58/6-7-8 maddesi ile 5275 sayılı Kanunun 108/4-5. maddelerinin yazılması,
Kanuna aykırı, sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümlerinde yer alan.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/1549, K. 2020/5760, 23 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama