KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/1941 E., 2019/4229 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanığın duruşmalı inceleme isteminin CMK'nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın bankasya hesap hareketlerinin niteliği gereği örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, duruşmada okunup sanık ve müdafiinden savunmaları sorulmayan CGNAT sorgu sonuçlarının hükme esas alınması sonuca etkili görülmemiş;
İlk derece mahkemesinin karar celsesi duruşma tutanağında duruşmaya katılan Cumhuriyet Savcısının “Tolga Şimşek” olduğu belirtilmesine rağmen, gerekçeli karar başlığında “Kemal Apalak” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 K. sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/1941, K. 2019/4229, 13 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama