KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/2634 E., 2019/3384 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma
- Hüküm
- 1)TCK'nın 314/2, 62, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2)3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK'nın 43/1, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK'nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
1)Silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı, verilen cezanın tür ve süresine göre CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan sanık müdafiinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
2)Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın 26.09.2017 tarihli duruşmadaki savunması ile 11.12.2017 tarihli dilekçesinde mütalaaya karşı beyanda bulunmak suretiyle etkin şekilde savunma hakkını kullandığı ve ayrıca CMK'nın 196/4. maddesinde 08.03.2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren 7078 sayılı Kanunun 142. maddesi ile yapılan değişiklik öncesindeki düzenleme dikkate alındığında sanığın hükmün verildiği son duruşmada hazır bulundurulmamasında yasaya aykırılık görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin Kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/2634, K. 2019/3384, 13 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama