KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/321 E., 2019/2963 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- ...2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2018 tarih ve 2017/172 – 2018/165 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi,
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karardan sonra tutukluluğa yapılan itirazın, itiraz merciine gönderilmesi kararına katılan 107367 sicilli hakimin 5271 sayılı CMK'nın 22/1-g maddesi gereğince davaya bakamayacağında kuşku bulunmamakta ise de, anılan hakimin davaya bakıp hükme katılmadığının anlaşılmasına göre aynı Kanunun 289/1-b maddesi kapsamında hukuka aykırılık şartları taşımayan ve hükmü tesiri bulunmayan bu durum bozma sebebi yapılmamış,
Tüm dosya kapsamı gözetilerek diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak doğrudan ve yalnızca TCK'nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde 58/6-7 maddesinin yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun CMK’nın 303/1-c. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükmün beşinci maddesi çıkarılarak yerine “Sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğu dikkate alınarak hakkında 5237 sayılı Kanunun 58/9. maddesi uyarınca hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik uygulanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/321, K. 2019/2963, 25 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama