İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Ceza Dairesi

YARGITAY · 16. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2019/464 K.2019/4821

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Esas2019/464Karar2019/4821Tarih8 Temmuz 2019Okuma5 dk · 1.092 kelime

KÜNYE

16. Ceza Dairesi 2019/464 E., 2019/4821 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Temmuz 2019
Mahkemesi
Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi
Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2018 tarih ve 2017/294 - 2018/128 sayılı kararı
Suç
Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm
Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2018 tarih ve 2017/294 Esas 2018/128 Karar sayılı kararı kaldırılarak TCK'nın 314/2, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.092 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK'nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,

Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "10.12.2016" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;

sanık müdafiinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2019 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Sanık ... hakkında Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2018 tarih ve 2017/294 Esas - 2018/128 Karar sayılı yapılan yargılama sonucunda silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince yapılan yargılama sonucunda yerel mahkeme kararının kaldırılarak silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 9 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine oyçokluğuyla kararın onanmasına karar verildiği, Bu kararda karşı oy kullanmamızın sebepleri;

1-Mahkemenin gerekçesinde belirtilen olgular ile dosyadaki delillerin uyumun sağlanarak cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi konusunda orantılılık ilkesine aykırı hareket edildiği ve TCK 62. maddesinin uygulanmamasının kanuna aykırı olduğu,

zira Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin yargılama aşamasında sanığın geçmişi ile ilgili tüm olguların ve davaların irdelendikten sonra “Sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları mahkememizce lehine takdiri hafifletici sebep sayıldığından TCK 62. maddesi gereğince cezasından takriben 1/6 oranında indirim yapılmasına” şeklinde sanık hakkında TCK 62. maddesinin uygulanmasına karar verildiği,

kararın istinaf edilmesi üzerine Erzurum BAM 6. Ceza Dairesi kararında “Sanığın adli sicil kaydı hakkındaki soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin UYAP kaydı itibariyle suça meyilli olarak kabul edilen kişinin ve cezanın geleceği üzerinden olumlu etki yapacağına dair kanaat oluşmaması nenediyle hakkında TCK 62. maddesinin uygulanmamasına...” şeklinde karar verildiği;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2013 tarih ve 2013/94 E. - 2013/430 K. sayılı kararında belirttiği ilkeler doğrultusunda;

Yerel mahkeme tarafından bozma kararından önce kurulan hükümde sanığın kişiliği ve hakkındaki açılan davaların tek tek irdelenip sanığın lehine TCK 62. maddesi uygulanmasına karar verildiği halde istinaf aşamasında karar kaldırılıp yeniden hüküm tesis edildiğinde, yani bozmadan sonra kurulan hükümde hangi olumsuz davranışların tespit edildiği karar yerinde açıklanıp tartışılmadan sanığın daha önce dosyadaki yerel mahkemece irdelenen durumu aleyhinde yorumlanarak bu kez hakkında TCK 62. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

2-Sanık hakkında yargılaması devam eden örgüt üyeliği ve örgüte yardım suçlarına ilişkin dosyaların getirilerek yargılamalarının birlikte yürütülmesi zorunlu olduğu, zira;

-Sanık hakkında Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/248 Esas, 2015/17 Karar sayılı ilamı (İddianamede suç tarihi: 18.02.2013), bu ilamın Yargıtay 16. Ceza Dairesinde 2018/3932 Esas sayılı tevziye hazır olduğu, öncelikle bu dosyanın mevcut dosya ile birlikte incelenmesi,

-Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/94 Esas, 2016/266 Karar (İddianamede suç tarihi 03.06.2014),

-Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/379 Esas, 2016/265 Karar sayılı ilamı (İddianamede suç tarihi: 2013 yılı) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunduğu,

Görüldüğü gibi sanık hakkında açılan kamu davalarının suç tarihinin ikisinin 2013 olduğu, birinin de 2014 olduğu tespit edilmiştir.

Suç örgütüne üye olmak mütemadi suçlardan sayıldığından, devamlılık iradesi, suç örgütü üyeliğinin bir unsuru olarak kabul edilmelidir. Bir suç örgütünün üyesi TCK 314/2 kapsamında cezalandırılmışsa aynı dönemde işlenen eylemleri için artık örgüte üyelikten dolayı tekrar cezalandırılması mümkün olmayacaktır. Aksine uygulamalar bir suçtan bir defa cezalandırılmayı öngören “ne bis in idem” ilkesini ihlal edecektir.

Nitekim. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 07.12.2016 tarih 2015/2186 Esas ve 2016/6600 Karar sayılı ilamında belirttiği gibi.

“Sanığa yüklenen silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olması da gözetilip, kesinleşmiş (dosyamızda yargılaması bitmiş) dosyanın onaylı örneği dosya arasına alınıp anılan dosyada sanığa atılı eylem ve faaliyetler belirlendikten ve dosyamızda aynı eylem ve faaliyetler sebebiyle mükerrer yargılama yapılıp yapılmadığı hiç bir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde saptanıp önceki mahkumiyetine konu olan ve mahkemece sabit görülen eylem ve deliller çıkarıldıktan sonra bir bütün halinde değerlendirilip sonucuna göre; üyelik suçunun oluşumu için eylemlerde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk bulunup bulunmadığı,

hukuki ve fiili kesinti sonrası örgütsel faaliyetlerine devam edip etmediği tartışılarak, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması kanuna aykırıdır ...“

Yine Dairemizin 27.09.2017 tarih ve 2017/4977 sayılı kararı aynı yöndedir.

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin bu tür kararlarında “Temadi eden suçlardan olan örgüt üyeliği hukuki ve fiili kesinti gerçekleşinceye kadar tek suç sayılır. Örgüt üyeliği, yakalanma, örgütün dağılması, örgütten ihraç ya da kendiliğinden örgütten ayrılma gibi sebeplerle sona erer. Yakalanamayan sanık hakkında düzenlenen iddianame temadi eden suç için hukuki kesinti oluşturmaz. Örgüt üyeliğinden mahkum olduktan sonra tekrar örgütle hiyerarşik bağ kurup, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren faaliyetler katılması halinde yeniden üyelik suçu oluşacaktır.” (Yargıtay 16. Ceza Dairesi 18.07.2017 tarih ve 2016/7162 Esas, 2017/4786 Karar)

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 18.01.2016 tarih ve 2015/8055 Esas, 2016/343 Karar sayılı ilamında; “Sanığa yüklenen TCK’nın 314/2. maddesi anlamında silahlı terör örgütüne doğrudan üye olma suçu ile TCK’nın 314/3 ve 220/6. maddeleri delaletiyle silahlı terör örgütüne dolaylı üye olma suçlarının temadi eden suçlardan olması da nazara alınarak, her iki dava dosyasının birleştirilip hukuki kesinti oluşup oluşmadığı değerlendirilmek suretiyle sonuca göre hukuki durumunun tekdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırıdır.”

Sanık hakkında “ne bis in idem” (ikinci kez yargılanamaz) kuralına aykırılık teşkil etmemesi bakımından tüm dosyaların birlikte değerlendirilerek sonuçlandırılması gerekir. En azından bizim dosyamız bakımından;

Sanık hakkında yargılaması sonuçlanan kamu davalarındaki mahkumiyetine ilişkin yukarıda belirtilen dosyalar getirilerek sanığa atılı eylem ve faaliyetler belirlendikten ve dosyamızda aynı eylem ve faaliyetler sebebiyle mükerrer yargılama yapılıp yapılmadığı hiç bir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde tespit edildikten sonra karar verilmesi yasal zorunluluk olduğundan, yukarıda belirtilen 2 sebepten dolayı çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/464, K. 2019/4821, 8 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Ceza Dairesi
Esas No
2019/464
Karar No
2019/4821
Tarih
8 Temmuz 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2019/465 K.2019/11770
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/465 K.2019/8362
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2019/465 K.2019/33524
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2019/467 K.2019/3101
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2019/469 K.2019/7851
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2019/470 K.2019/7852

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.