KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/5074 E., 2020/1020 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
08.01.2018(Sanık ... için) Hüküm : 1-Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1; 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine 2-Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanunun 5/1; 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 53, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Sanık hakkında tayin olunan cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından, sanık ... müdafilerinin duruşma istemlerinin CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre yapılan temyiz incelemesi sonunda dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında hükmolunan sonuç hapis cezasının 3 yıl 1 ay 15 gün yerine yazılı şekilde 2 yıl 13 ay 15 gün olarak eksik tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından; keza sanığın eylemlerindeki süreklilik, çeşitlik ve yoğunluk dikkate alındığında, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil örgüt üyesi olduğunun kabul edilmesi gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, TCK’nın 314/3 ve 220/7. maddelerindeki atfın niteliği ve aleyhe temyiz bulunmaması sebebiyle bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/5074, K. 2020/1020, 12 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama