İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Ceza Dairesi

YARGITAY · 16. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2019/5342 K.2019/6106

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Esas2019/5342Karar2019/6106Tarih26 Eylül 2019Okuma5 dk · 964 kelime

KÜNYE

16. Ceza Dairesi 2019/5342 E., 2019/6106 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Eylül 2019
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme
Hüküm
Bozma ilamına direnilmesine, sanığın TCK’nın 314/3 ve 220/6 maddesi yollamasıyla TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK’nın 220/6, 62, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

964 kelime·5 dk okuma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2018 tarih ve 2017/490 Esas, 2018/35 Karar sayılı hükmünün Dairemizin 12.07.2018 tarih ve 2018/1969 Esas, 2018/2435 Karar sayılı kararı ile sanığın 10.04.2013 tarihli kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katıldığı ve grup içerisinde bulunduğu ancak 2911 sayılı Kanunun 32/1. Maddesi kapsamında herhangi bir eyleminin dosya kapsamında tespit edilemediği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı üzerine Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 06.11.2018 tarih ve 2018/514 Esas, 2018/532 Karar sayılı hüküm ile de eski kararda direnilerek mahkumiyet kararı verildiği ve dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakla;

Sanık ... hakkında PKK terör örgütünün eylem çağrısına uyarak 10.04.2013 günü gerçekleştirilen izinsiz gösteriye katıldığı, güvenlik güçlerinin dağılın ihtarına uymayıp ısrarla gösteriye devam eden grup içinde yer aldığı, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu olay yerinde yakalandığı, bu suretle 2911 sayılı Kanunun 32/1 ve TCK’nın 220/6 maddesi yollamasıyla 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddelerine muhalefet ettiği gerekçesiyle cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.

Yapılan yargılama sonucunda Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2018 tarih, 2017/490 esas 2018/35 sayılı kararla sanığın eylemi “PKK terör örgütünün güdümünde yayın yapan basın organları aracılığı ile yaptığı eylem çağrıları doğrultusunda, 10.04.2013 tarihinde kalabalık bir grupla Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi önünde toplanarak yapılan basın açıklaması akabinde karşıt grupta olan öğrenciler ve güvenlik güçlerine taşlı saldırıda bulundukları, bu grup içinde bulunan kişilerin yasadışı slogan attıkları ve dağılın ihtarına rağmen dağılmadıkları,

gruba müdahale edilerek sanığın da içinde bulunduğu 6 kişinin göz takibi sonucu yakalandığı” kabulü ile 2911 sayılı Kanunun 32/1 ve 5237 sayılı TCK’nın 220/6 yollamasıyla 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Dairemizin 12.07.2018 tarih, 2018/1969 – 2435 sayılı kararıyla 2911 sayılı Kanunun 32/1 maddesinde tanımlanan suçun unsurlarının oluşması için “yasa dışı olarak gerçekleşen toplantı ve gösteri yürüyüşünde, gruba dağılmaları yönünde ihtar yapılmalı, ihtara rağmen dağılmamaları halinde güvenlik güçlerince zor kullanılması ve zor kullanmaya rağmen failin dağılmamakta ısrar etmesinin gerektiği somut olayda, sanığın gösteri yürüyüşüne katıldığı grup içinde bulunduğu ancak 2911 sayılı Kanunun 32/1 maddesi kapsamında bir eyleminin bulunmadığı” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkemenin 25.01.2018 tarih, 2018/35 sayılı kararında; sanığın eylemi, “izinsiz gösteri yapan ve ihtara rağmen dağılmayan, DÜÖ-DER taraftarı öğrenci grubunun içerisinde yer almak” şeklinde tanımlanmıştır.

Olaylı yakalama tutanağı içeriğine göre; karşıt düşünceye mensup iki öğrenci grubu arasında meydana gelen olayların üç gün sürdüğü, sanığın 10.04.2013 tarihli eyleme katıldığı, 10.04.2013 tarihli tutanak içeriğine göre, Dicle Üniversitesi önünde karşıt gruplu öğrencilerin toplandığı, karşılıklı kavgaların meydana geldiği, bir kısım öğrencilerin yaralandığı, sanığın bulunduğu gruba dağılmaları yönünde ihtar yapıldığı, grubun dağılmamakta ısrar ettiği, karşıt öğrenci grubuna ve güvenlik güçlerine taşlı saldırıda bulundukları, “Biji Serok Apo Dicle Faşizme mezar olacak” şeklinde slogan atan grupta yer alması nedeniyle, orantılı güç kullanarak altı şüphelinin yakalandığı anlaşılmaktadır. Tutanak şüpheliler tarafından imzalanmamış ve içeriği inkar edilmiştir.

Görüntü inceleme ve fotoğraf tespit tutanağına göre ise, sanığın basın açıklaması yapan milletvekilleri arkasında durduğu tespit edilmiştir.

Görüntü inceleme uzmanından alınan bilirkişi raporunda, sanık ...’in olay yerinde bulunduğu, mevcut görüntü kayıtlarına göre slogan atıp atmadığı, taşlı saldırıda bulunup bulunmadığı, toplanan gruba karşı dağılın uyarısının olup olmadığının tespit edilemediği görüşü beyan edilmiştir.

Yakalama işlemini gerçekleştiren güvenlik görevlilerinden iki kişi mahkemede tanık sıfatıyla dinlenildiğinde, “olay sonrası aradan zaman geçtiği gerekçesiyle olayın ayrıntısını hatırlayamadıklarını, ihtara rağmen grup dağılmayınca yakalama işlemini gerçekleştirdiklerini” beyan etmişlerdir.

Yerel mahkeme kabulüne hangi delilleri esas aldığı anlaşılamamaktadır. Olay yeri yakalama tutanağına göre; sanığın içinde bulunduğu grubun, PKK terör örgütününün çağrısı üzerine yasaya aykırı toplantı düzenleyip örgüt lehine slogan atarak, karşıt öğrenci grubuna ve güvenlik güçlerine karşı taşlı saldırıda bulunma, kamu ve özel kişilere ait mallara zarar verdikleri kabul edilmiştir. Bu kabule göre, silahla yasa dışı gösteriye katılma 2911 sayılı Kanunun 33/1 maddesi, güvenlik güçlerine silahlı direnme TCK’nın 265, kamu ve özel kişilerin mallarına zarar verme TCK’nın 151, 152 maddelerindeki yazılı suçların oluşacağı, bu suçların örgüt adına işlenmesi halinde ayrıca örgüt üyeliğinden de cezalandırılacağına kuşku yoktur.

Görüntü inceleme ve fotoğraf tespit tutanağı ve bilirkişi raporuna göre ise; milletvekilleri tarafından basın açıklaması yapıldığı sırada, sanığın grubun içinde bulunduğu görülmektedir.

2911 sayılı Kanunun 32/1. maddesinde tanımlanan suçun oluşması için kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmak veya yasal olarak başladıktan sonra kanuna aykırı hale gelen gösteri yürüyüşünde güvenlik güçlerinin dağılın ihtarına ve grubu dağıtmak için zor kullanmasına rağmen dağılmamakta ısrar etmek ya da kanuna aykırı gösteride dağılmamak için direnmek zorunludur. Buradaki direnmekten anlaşılacak husus pasif direniş değildir. Zira bu düşünceden hareketle 765 sayılı TCK’nın 260. maddesinde yer alan pasif direniş düzenlenmesi yeni ceza yasasında suç olarak tanımlanmamıştır. Ayrıca Dairemizin yerleşik uygulaması da bu doğrultudadır.

Toplantı gösteri yürüyüşleri yasası genel olarak ifade hürriyetinin yöntemlerini ve sınırlamalarını göstermektedir. Bu kanunun 32/1. maddesinde tanımlanan suç, cebir ve şiddeti içinde barındırmamaktadır. Bu madde kapsamında verilen mahkumiyet hükümleri sonucu örgüt adına suç işlendiğinin kabulü, AİHM’nin kararlarına da tezat oluşturacaktır. Nitekim AİHM Işıkırık /Türkiye (2. Dairesi 14.11.2017 tarih, başvuru no:41226/09) kararında toplantı ve gösteri yürüyüşündeki bir maddenin ihlal edilmesi halinde örgüt üyeliğinden mahkumiyet kişiler açısından “öngörülebilir” nitelikte olmadığından sözleşmenin 11. maddesiyle korunan hakların ihlal edildiği neticesine varılmıştır.

Kabule göre, somut olayda, tanık ifadeleri ve olay tutanağının hükme esas alınması halinde, içerisinde cebir ve şiddet barındıran suçların gerçekleşeceği, görüntü kayıtlarının hükme esas alınması halinde 2911 sayılı Kanunun 32/1 maddesinden mahkumiyet hükmü kurulması dosya kapsamına uygun düşmediği gibi, yerel mahkemenin gerekçesine göre de bu suçun unsurlarının oluşmayacağı anlaşıldığından,

SONUÇ / HÜKÜM

Dairemizin bozma ilamının yerinde olduğundan önceki kararda değişiklik yapılmasına yer olmadığına, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 32. maddesi ile CMK'nın 307/3-2. cümlesinde yapılan değişiklik uyarınca dosyanın Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/5342, K. 2019/6106, 26 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Ceza Dairesi
Esas No
2019/5342
Karar No
2019/6106
Tarih
26 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2019/5343 K.2019/13139
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2019/5343 K.2019/17270
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/5343 K.2019/8692
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2019/5343 K.2019/5145
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2019/5344 K.2019/15556
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2019/5344 K.2019/10758

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.