KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/5354 E., 2019/8134 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.07.2017 tarih ve 2017/128 - 2017/197 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olmak
- Hüküm
- İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK'nın
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63/1 maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.02.2019 tarihli duruşmasında hazır bulunan sanık ve müdafiinin (SEGBİS) yüzüne karşı verilen karara yönelik sanık müdafii tarafından 19.02.2019 tarihinde temyiz sebeplerini içermeyen süre tutum dilekçesi verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararının sanık müdafiine 09.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği,
sanık müdafiince 22.05.2019 tarihinde ayrıntılı temyiz dilekçesinin, CMK'nın 295. maddesinde belirtilen 7 günlük süreden sonra sunulduğu görülmüş ise de, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararının hüküm fıkrasında ve sanık müdafiine gerekçeli kararı tebliğ eden tebligat zarfında CMK'nın 295. maddesinde düzenlenen 7 günlük süreye ilişkin bir ihtaratın bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki temyiz talebinin reddine karar verilmesi yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/5354, K. 2019/8134, 19 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama