KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/5785 E., 2019/6625 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK'nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre TCK'nın 20. maddesine göre ''Ceza sorumluluğu şahsi olup kimse bir başkasının fiilinden sorumlu olamayacağı'' nazara alındığında sanığın kardeşi ...'nun ... sorgu sonucu raporu ile sanığın eşi .........'da 09.09.2014 tarihinde hesap açması ile hesap hareketlerinin sanığın mahkumiyetine esas alınamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinin ve esas-karar numaralarının sırasıyla "24/12/2018", "2018/352-2018/597" yerine "19/02/2018", "2017/389 (E) ve 2018/78 (K)" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan sanık hakkında hükmolunan temel cezada 5237 sayılı Kanunun 62/1 maddesi gereğince indirim yapılırken "9 yıl 4 ay 15 gün" yerine "8 yıl 16 ay 15 gün" hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/5785, K. 2019/6625, 6 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama