KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/6122 E., 2020/1968 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2018 tarih ve 2017/148 - 2018/131 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- ...; TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun5/1. maddesi ile TCK'nın 62, 53/1, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi,
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma
...: TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi ile TCK'nın 62, 53/1, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
1-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı Kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan ve ByLock kullandıkları iddia olunan sanıkların karı koca oldukları, kabule göre ByLock yüklü olduğu tespit edilen Meryem'in kullandığı telefon hattının sanık ... adına kayıtlı olması,
sanık ...’in çelişkili ifadeleri nedeniyle iki sanığın aynı avukat tarafından savunulması nedeniyle menfaat çatışmasının oluştuğu anlaşılmakla, sanıkların ayrı ayrı müdafiler yerine ortak müdafiler tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 152. maddelerine aykırı davranılması,
2-Dairemizin 20.02.2018 tarih ve 2017/3618 Esas 2018/705 sayılı kararı ile “bylock iletişim sisteminin” FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak,
somut dosyada sanık ...’nun ByLock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında.
ByLock “Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın dosyaya getirtilmesi, değerlendirme ve tespit tutanağının temin edilememesi halinde, operatör kayıtları ile eşleştirmesi yapılmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilen CGNAT kayıtları ve dosya içerisindeki HTS sonuçları karşılaştırılıp belirtilen hat üzerinden ByLock kullanan kişinin sanık olup olmadığı doğrultusunda bilirkişiden teknik rapor alınarak yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Sanık ... ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı var ise getirtilip duruşmada sanık ve müdafiine okunup CMK 217. maddesi uyarınca diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi,
4-Sanık kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezası almış bulunduğundan verilen hapis cezasının sonucu olarak; Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı kısmi iptal kararındaki hususlar gözetilerek, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin uygulanması gerekirken sadece 53/1 maddesinin uygulanması,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/6122, K. 2020/1968, 11 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama