KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/6293 E., 2020/4056 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2018 tarih ve 2017/143 - 2018/455 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- 1-Sanıklar ... ve ... hakkında;
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
TCK’nın 314/2, 53, 58/9, 62/1, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi, 2-Sanık ... hakkında; TCK’nın 314/2, 221/4, 221/5, 53, 58/9, 62/1, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanıklar ... ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmü gerekçesinde "17.08.2017" tarihinde düzenlenen dijital veri inceleme ve değerlendirme tutanağından anlaşılacağı üzere cep telefonunda yüklü WhatsApp isimli haberleşme programında "bölge imamları" isimli bir grubun bulunduğu şeklinde yer verilen ancak söz konusu raporda sanığa ait cep telefonunun WhatsApp klasöründe Bölge İmamları isimli WhatsApp grubuna ait bir ekran görüntüsü olduğunun tespit edildiğinin anlaşıldığı yine 5271 sayılı CMK'nın 217/1. maddesi gereğince kararın ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurda tartışılmış delillere dayandırılabileceği gözetilmeden duruşmada beyanları okunmayan
tanık...'in sanık ... aleyhine verdiği ifade tutanağının mahkumiyet hükmünün gerekçesine esas alınması ve ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle sonuca etkili bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/6293, K. 2020/4056, 16 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama