KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/6755 E., 2020/5165 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2017 tarih ve 2016/325 - 2017/286 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- Sanıklar hakkında TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddi,
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma
Temyiz edenler : Sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... Pulat ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... .., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanık ...'ın ve sanık ...'nun duruşmalı inceleme istemlerinin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından, işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, örgütle irtibatlı Bank Asya hesaplarında örgüt liderinin talimat tarihlerine uygun para artışı içermeyen mutad bankacılık işlemlerinin, Zaman Gazetesi'ne abone olmanın, çocuklarını örgütle iltisaklı okula ya da dershaneye göndermenin müsnet suç yönünden örgütsel delil ya da faaliyet olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
I-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden;
Diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanık ... yönünden temyiz aşamasında dosyaya gelen 404517 ID nolu Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ...'un, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, sanık ...'ın, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden, temyiz davasının esastan reddiyle CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca hükümlerin ONANMASINA,
II-Sanık ... yönünden;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında.
"ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilerek,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, sanığın eşi Mesut Zengindemir'e ait olduğu anlaşılan ve içeriği incelendiğinde bağlı kişi ve mail listesinde genelde Kırıkkale ilinden erkek örgüt mensuplarının yer aldığı ''bhytr'' kullanıcı adlı ve 92353 ID nolu ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına dayanılarak sanığın ByLock kullanıcısı olarak kabul edilemeyeceği nazara alınıp,
gerekirse sanığın eşi adına kayıtlı ve kendi kullanımında olan 0 530 .....nolu hatta ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ilgili kurumdan istenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Hüküm verildikten sonra dosyaya geldiği anlaşılan, sanık hakkında teşhis ve anlatımlarda bulunan Şazimet Bora 24.10.2018 tarihinde ve Sinem Yücel Ceylan 21.05.2018 tarihinde Kırıkkale KOM Şube Müdürlüğü'nde vermiş oldukları ifadeleri kapsamında usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenildikten sonra tüm deliller bir bütün olarak değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz belge ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesi tarafından hüküm kurulurken TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca tayin olunan 7 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken 6 yıl 3 ay hapis cezası yerine 5 yıl 15 ay hapis cezası verilmek sureti ile eksik ceza tayini,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/6755, K. 2020/5165, 19 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama