KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/6892 E., 2021/455 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2021
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 62 ve 63. maddeleri gereğince, sanığın mahkumiyetine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen suçun, 5237 sayılı TCK'nın 314/2. maddesinde düzenlenen ve 3713 sayılı TMK'nın 3. maddesinde tadat olunan mutlak terör suçlarından olması nedeniyle aynı Kanunun 5. maddesinin zorunlu olarak uygulanmasını gerektiren silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunda cezanın alt sınırının beş yıldan fazla (7 yıl 6 ay hapis cezası) olduğu görülmektedir.
Bu nedenle sanık hakkında, “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan yapılan yargılama sırasında, CMK'nın 150/3 maddesi gereğince isteğine bağlı olmaksızın hatta açıkça müdafii istemediğini beyan etse bile müdafii görevlendirme zorunluluğu bulunmaktadır.
Sanığın kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK 156. maddesi uyarınca da hakkında re’sen müdafii görevlendirilmediği, sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılandığı dikkate alındığında, CMK’nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca hakkında müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu, Anayasanın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılama ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde kovuşturmada müdafii hazır bulundurulmaksızın hakkında mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK'nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/6892, K. 2021/455, 1 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama