KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/6900 E., 2020/2378 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK'nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Temyiz başvurusuna konu Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün sanığa baroca atanan müdafii Av. ...'a 21.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği, akabinde sanığın vekaletnameli müdafii Av. ... tarafından CMK'nın 291. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal temyiz süresi içerisinde 03.05.2019 tarihli temyiz sebebi içermeyen süre tutum dilekçesi verildiği,
gerekçeli kararın sanığın vekaletnameli avukatı İbrahim Biniciye tebliğinden itibaren CMK'nın 295. maddesinde öngörülen 7 günlük yasal süreden sonra gerekçeli olarak temyiz edildiği anlaşılmış ise de gerekçeli kararın tebliğine dair tebligat mazbatasında CMK'nın 295/1. hükmü uyarınca "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesi verilmediği takdirde hükmün temyiz edilmemiş sayılacağına" dair meşruhatın bulunmadığı görülmekle sanığın gerekçeyi içeren temyiz isteminin kabulü gerektiği gözetilerek tebliğnamedeki temyiz isteminin reddi düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/6900, K. 2020/2378, 4 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama