KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/6909 E., 2020/1928 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Ardahan Ağır Ceza Mahkemesinin 19.07.2018 tarih ve 2017/226 - 2018/224 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1; 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Sanık hakkında tayin olunan cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından, sanık müdafiinin duruşma isteminin CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre yapılan temyiz incelemesi sonunda dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-)Dosya kapsamına göre, silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş olduğundan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Somut olayda hakkında başlatılan ceza soruşturmasından sonra yakalanan ve kollukta müdafii huzurunda, örgüte ne şekilde katıldığını, katılımına kimlerin vasıta olduğunu söyleyip örgütsel faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları hakkında konumuna uygun bilgi verdiği anlaşılan sanık hakkında etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama ve verdiği bilgiler nazara alınarak TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı kanunun 5. maddesi uyarınca tayin olunan cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesi gereğince makul oranda bir indirim yapılması gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
2-) Kabul ve uygulamaya göre;
Sanığın çocuğunu örgüte müzahir okula göndermesinin ve zaman gazetesi aboneliğinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/6909, K. 2020/1928, 11 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama