KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/8537 E., 2020/2093 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2019 tarih ve 2018/199-2019/18 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri gereği kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Kovuşturma aşamasında bütün kanıtların tartışılabilmesi için, kural olarak bu kanıtların aleni bir duruşmada ve sanığın huzurunda ortaya konulmaları gerekir.
Bu kural istisnasız olmamakla beraber eğer bir mahkumiyet sadece veya belirleyici ölçüde, sanığın soruşturma veya kovuşturma aşamasında sorgulama ve sorgulatma olanağı bulamadığı bir kimse tarafından verilen ifadelere dayandırılmış ise, sanığın hakları AİHS'nin 6. maddesindeki güvencelerle bağdaşmayacak ölçüde kısıtlanmış olabilir.
Olayın tek tanığı varsa ve sadece bir tanığın ifadesine dayanılarak hüküm kurulacak ise, bu tanık mutlaka duruşmada dinlenmeli ve taraflara soru sorma imkanı sağlanmalıdır. Bir kimse hakkında gerçekleştirilen ceza yargılaması sürecinde tanıklara soru yöneltilebilmesi onlarla yüzleşebilmesi ve tanıkların beyanlarının
doğruluğunu test etme olanağına sahip olması, adil bir yargılamanın yapılabilmesi bakımından gereklidir. Böylece suçlanan kişi aleyhindeki tanık beyanlarının zayıf/itibar edilmez noktalarını ortaya koyup çelişmeli yargılama ilkesine uygun olarak onların güvenirliğini huzurda test edebilecek, tanığın inandırıcılığı ve güvenirliği bakımından sorduğu sorularla kendi lehine sonuçlar ortaya çıkartabilecek ve yargılama makamının uyuşmazlık konusu olayı sadece iddia makamının ileri sürdüğü şekliyle değil savunmanın argümanlarıyla da algılanmasını sağlayabilecektir.
Dosya kapsamına göre tanık ...’ün beyanlarının suçun sübutu açısından belirleyici delil olması karşısında, tanığın duruşmaya getirilerek taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle beyanlarının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, CMK’nın 180. maddesindeki mazeret nedenlerinin gerçekleşmiş olması nedeniyle tanığın duruşmada hazır bulunmasına olanak bulunmadığında; CMK’nın 181. maddesi gereğince tanığın dinlenileceği gün ve saatin sanık ve müdafisine bildirilmesinin yasal zorunluluk olmasına, ayrıca istinabe yoluyla dinlenen tanığa sorulması için sanık müdafii tarafından verilen soruların, talimat mahkemesinde tanığa sorulmadan tutulan tutanağa dayanılarak eksik araştırmayla hüküm kurulması,
2- Sanığın örgüt talebe mesulü ve imamıyla yurtdışına çıktığı hususunun buna ilişkin yurtdışı çıkış ve uçuş kayıtları dosyaya getirtilmeden eksik araştırma ile delil kabul edilmesi,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/8537, K. 2020/2093, 11 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama