KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/8790 E., 2020/3544 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3 ve 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeğlerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Cumhurbaşkanlığına izafeten ... vekilinin temyiz talebinin süresinde olmadığı gibi "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs" ve "silahlı terör örgütüne üye olma" suçlarının niteliği itibariyle doğrudan doğruya zarar görmediğinden ve bu nedenle de davaya bu suçlar yönünden katılma hakkı bulunmadığından, Maliye Hazinesi vekilinin davaya katılmasına ilişkin karar hukuki değerden yoksun olup, hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararında suç tarihinin “23.06.2016” yerine “12/08/2011-21/05/2011-2011-23/06/2016” olarak yazılmış olması, Bölge Adliye Mahkemesi kararında eleştirilerek bu hususun mahallinde düzeltilebileceği belirtildiğinden, aynı hususta tebliğnamede yer alan eleştiriye iştirak edilmemiştir.
Sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinden;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü ile dosya kapsamında elde edilen deliller nazara alındığında, suçun sübutu için yeterli olduğu anlaşılmakla tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş; ByLock adlı programın yüklü olduğu iddia edilmesine rağmen bu delilin ayrıntılı şekilde araştırılmaması, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usulü işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/8790, K. 2020/3544, 8 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama