KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/882 E., 2019/4206 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2018 tarih ve 2017/402 – 2018/300 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2, 62, 53/1, 58/9, 63. maddeleri ve 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, sanık savunması ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
ByLock programının ayrıntılı kullanımını gösteren ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı getirilmeden karar verilmiş ise de; toplanıp tartışılan diğer deliller karşısında sanığın örgüt üyesi olduğuna dair kabulde isabetsizlik bulunmadığından bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/882, K. 2019/4206, 13 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama