KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/9081 E., 2020/1741 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- Sanığın TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53/1-2-3, 58/9, 62/1, 63 maddeleri gereğince "7 yıl 6 ay" mahkumiyetine ilişkin istinaf başvurusunun TCK'nın 62/1 maddesi uygulanmak suretiyle netice cezanın "6 yıl 3 ay" olarak düzeltilerek esastan reddi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK’nın 299. maddesi gerğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince TCK'nın 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim uygulamasına yer olmadığına karar verilerek neticeten "7 yıl 6 ay" hapis cezasına dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldıktan sonra netice cezanın "6 yıl 3 ay" belirlenmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesine CMK'nın 280. maddesi uyarınca yasal olanak bulunmadığı gözetilmeksizin düzeltilerek esastan ret kararı verilmesi sanık aleyhine temyiz olmadığından ve sanığın yararına olan hukuk kurallarına aykırılığın aleyhe bozma nedeni yapılamayacağı (CMK'nın 290. maddesi) gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/9081, K. 2020/1741, 5 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama