KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/9285 E., 2019/8375 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Ankara 25.Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2018 tarih 2017/308-2018/304 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/6-9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyete ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanığın duruşmalı inceleme durumunun, İlk Derece Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf aşaması ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, ancak;
Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi, dosya kapsamı, mahkemenin kabulü ve özellikle gizli tanık ''Garson''un sanık ile ilgili ''mahrem imam pozisyonunda olmadığı'' yönündeki beyanı da nazara alındığında; hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun şekilde alt sınırdan makul düzeyde uzaklaşılarak bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2-Suç tarihinin temadinin kesildiği yakalanma tarihi olan “26.04.2017” tarihi yerine gerekçeli karar başlığında “2016” olarak gösterilmesi,
3-Örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanık hakkında sadece TCK'nın 58/9 maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/9285, K. 2019/8375, 26 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama