KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/9523 E., 2019/8397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2019 tarih ve 2019/41 - 2019/201 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- Sanığın TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca "Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararının sanık müdafiine 21.07.2019 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, sanık müdafiinin hükmü 20.08.2019 tarihinde temyiz ettiği, işin tutuklu olması nedeniyle adli tatil içinde görülebilen işlerden olduğu ve adli tatil içerisinde temyiz süresinin işlemeye devam edeceği, sanık müdafiinin hükmü CMK’nın 291/1 maddesinde yazılı 15 günlük temyiz süresi geçtikten sonra 20.08.2019 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca reddi gerektiği" şeklinde tebliğname tanzim edilmiş ise de,
CMK’nın 331/4. fıkrasında düzenlenen "Adli tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren 3 gün uzatılmış sayılır." hükmü nazara alındığında sanık müdafii tarafından yapılan temyiz isteminin yasal süresinde olduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiş;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin, sanığın yakalandığı tarih olan 11.03.2019 tarihi yerine, “11.03.2019 ve öncesi” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/9523, K. 2019/8397, 26 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama