KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/9659 E., 2020/6253 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2017 tarih ve 2017/476-2017/758 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık hakkında tayin olunan cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından, sanık müdafiinin duruşma isteminin CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden suç tarihinin “18.03.2017” yerine İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında “15.07.2016”, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlığında “18.03.2016 ve öncesi” olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiş, örgütün mahrem yapılanmasında görev yaptığı anlaşılan sanığın, eylem yoğunluğu, örgüt içerisindeki konumu göz önünde bulundurularak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/9659, K. 2020/6253, 14 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama