KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/9711 E., 2020/5965 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2018 tarih ve 2017/243 - 2018/35 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- Sanığın TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/7-9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dosya kapsamı incelendiğinde; sanığın ilk savunmasının 20.07.2017 tarihinde bu dosyanın tefrik edildiği 2017/7 Esas numaralı dosyanın ikinci celsesinde, duruşma tutanağına göre beyan ve savunmaların SEGBİS ile alındığı, tefrik işlemi sonrasında ise bu dosya kapsamında sanık savunmasının ilk celse hakim huzurunda gerçekleştirildiği, esas hakkında mütalaaya karşı savunmaların ve son sözün alındığı ikinci celsede ise SEGBİS vasıtasıyla savunma alınmasına sanığın itiraz etmeyerek zımnen kabul etmiş olduğu nazara alındığında; sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz dilekçesinde bildirdiği itirazlar yerinde görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın örgütsel konumu ve faaliyetleri nazara alındığında, temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak tayini gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/9711, K. 2020/5965, 2 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama