KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2020/1443 E., 2020/3765 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne yardım etme
- Hüküm
- TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddeleri delaletiyle 314/2,
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma
220/7, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/6-7, 63. maddeleri gereğince mahkumiyete ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçuna ilişkin olarak verilen hükmün, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyizi kabil olduğu belirlenerek temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın eylemlerinin, hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle örgüte üye olma suçunu oluşturacağı gözetilerek hukuki durumlarının buna göre tayin ve takdiri gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması, TCK’nın 314/3 ve 220/6. maddelerindeki atfın niteliği ve aleyhe temyiz bulunmaması karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 6/1-j maddesinde tanımlanıp tahdidi olarak sayılan; suç örgütü kuran, yöneten, örgüte katılan/üye olan veya örgüt adına suç işleyenlerden olmadığı için örgüt mensubu sayılmayan, hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden sanık hakkında aynı Kanunun 58/9. maddesinin uygulanamayacağı anlaşılmakla;
04.05.2015 tarihli Yargıtay ilamı ile onanarak kesinleşen Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/24 E, 2013/30 K. sayılı kararıyla sanığın silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu kararda sehven sanık hakkında TCK'nın 58/9. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin de uygulandığı, daha sonra da Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/24 E, 2013/30 K. sayılı ilamıyla tekerrüre esas başka adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında, tekerrür hükümleri uygulandığından bahisle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108/3. maddesi uyarınca infazına karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5275 sayılı CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun 5271 sayılı CMK'nın 303. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükmün tekerrüre ilişkin 7. bendinin 2. paragrafındaki "Diyarbakır 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/24 esas 2013/30 Karar sayılı 3 Yıl 1 Ay 15 gün hapis cezasına ait ilamında da sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulandığından sanığın cezasının,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2020/1443, K. 2020/3765, 8 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama