KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2020/2220 E., 2021/1473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2021
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2018 tarih ve 2017/1205 - 2018/603 sayılı kararı
- Katılanlar
- 1-)... Başkanlığı, 2-)Hazine ve Maliye Bakanlığı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma, Resmi belgede sahtecilik, Nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- 1-)Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından; CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair karara yönelik yapılan temyiz istemlerinin reddine ilişkin ek karar,
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma
2-)TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; A-)Katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ... Başkanlığı vekillerinin temyiz istemlerinin reddine dair ek kararlara yönelik temyiz başvuruları yönünden yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ... Başkanlığının hükmü temyiz yetkileri bulunmadığından.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararının ise, CMK'nın 286/2-g maddesi gereğince kesin olup, temyizi kabil kararlardan olmadığından Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 10.04.2019 ve 15.04.2019 tarihli temyiz talebinin reddine dair kararlar usul ve kanuna uygun bulunduğundan, katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ...
Başkanlığı vekillerinin anılan 10.04.2019 ve 15.04.2019 tarihli ek kararlara karşı yaptıkları başvurunun reddi ile redde ilişkin ek kararların ONANMASINA,
B-Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2020/2220, K. 2021/1473, 22 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama