KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2020/2469 E., 2020/5549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Katılanlar
- T.C Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı
- Suç
- Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- 1- Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararına ilişkin istinaf istemlerinin CMK’nın 279/1-b maddesi gereğince reddi ve esastan reddi
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma
2- Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf istemlerinin CMK’nın 279/1-b maddesi gereğince reddi ve düzeltilerek esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
1- Sanık hakkında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından kurulan beraat hükmüne yönelik katılan TBMM vekilinin ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan TBMM vekili ve Cumhurbaşkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge Adliye Mahkemesinin katılan TBMM’nin sanığa atılı Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve katılan TBMM ile katılan Cumhurbaşkanlığı’nın sanığa atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçlarının niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmemeleri nedeniyle bu suçlar yönünden davaya katılmalarına imkan bulunmadığından CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca verdiği istinaf başvurusunun reddine dair karar, anılan maddenin son cümlesine göre itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunduğundan temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2- Sanık hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan TBMM vekilinin, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan Cumurbaşkanlığı vekilinin ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge Adliye Mahkemesinin katılan TBMM’nin sanığa atılı Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve katılan Cumhurbaşkanlığı’nın sanığa atılı Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarının niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmemeleri nedeniyle bu suçlar yönünden davaya katılmalarına imkan bulunmadığı gerekçesi ile CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca verilen istinaf başvurusunun reddine dair kararda hukuki isabet bulunmadığından anılan kararın katılanların suçtan zarar görmüş olmaları nedeniyle kaldırılarak, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamı gözetilerek diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanığın bylock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı bylock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçu yönünden kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı,
Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarının sanık tarafından işlendiğinin ispat edilemediğine dair dosya kapsamına ve toplanan delillere uygun gerekçelerin karar yerinde gösterildiği anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2020/2469, K. 2020/5549, 16 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama