KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2020/2608 E., 2020/4246 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2017 tarih ve 2016/65 - 2017/19 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme
- Hüküm
- 1-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında;
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
TCK'nın 220/6 maddesi delaletiyle 314/2, 220/6, 31/3,63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi, 2-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında;TCK'nın 220/6 maddesi delaletiyle 314/2, 220/6, 31/3, 62, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince suça sürüklenen çocuklar ... ve ... yönünden kesin olarak verilen hükümler, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan kanunun eklenen geçici 5. maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içinde temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyizin sebebine göre dosya incelendi gereği düşünüldü;
1-Suça sürüklenen çocuk ...’nin 25.10.2019 tarihli 7188 sayılı Kanun kapsamında verdiği temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediği, her ne kadar dosya arasında bulunan 16.02.2016 ve 04.11.2019 tarihli vekaletnamelere göre Av. ...’un her iki suça sürüklenen çocuğun müdafiisi olarak görev yaptığı anlaşılmış ise de, Av. ...’un 04.11.2019 tarihli temyiz dilekçesinde yalnızca suça sürüklenen çocuk ... yönünden temyiz talebi bulunduğu anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuk ...’nin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk ... yönünden temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2020/2608, K. 2020/4246, 22 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama