KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2020/2924 E., 2021/1939 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2021
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Uygulama
- TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma
62/1, 53-1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyetine, (istinaf başvurusunun esastan reddine)
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
İstinaf mahkemelerinin sisteme dahil olmasıyla kanun yolu yargılamasında yeni bir anlayışı benimseyen kanun koyucunun, hem maddi olay hem de hukuki denetim yapacak olan istinaf başvurusunda sebep gösterme zorunluluğu öngörmezken (5271 sayılı yasa CMK madde 273/4), incelemesi hukuki denetimle sınırlı (CMK madde 294/2) olan temyiz yolunda mülga 1412 sayılı CMUK'tan (madde 305) da farklı şekilde, resen temyiz tercihinden vazgeçerek,
temyiz davasını açan ve sınırlayan temyiz dilekçesinde/layihasında temyiz edenin hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini/temyiz sebeplerini göstermek zorunda olduğunu (CMK madde 294/1) şart koşmuş ve temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermemesi durumunda, tıpkı başvurunun süresi içinde yapılmaması, hükmün temyiz edilemez olması ya da temyiz edenin buna hakkı bulunmaması hallerinde olduğu gibi usulüne uygun açılmış bir temyiz davasından bahsedilemeyeceğinden temyiz isteminin reddedilmesini (CMK madde 298) emretmiş (F.Yenisey-A.Nuhoğlu, Ceza Muhakemesi Hukuku sh.
923, Centel-Zafer Ceza Muhakemesi Hukuku sh. 826, C.Şahin-N.Göktürk Ceza Muhakemesi Hukuku sh. 278) olmasına, anılan Kanunun 289. maddesinin, usulüne uygun açılmış bir temyiz davasının “sınırlı inceleme ilkesinin” bir istisnasını teşkil etmesine (F.Yenisey-A.Nuhoğlu, age sh.
905), şartları ve usulü açık bir şekilde ortaya konulmak şartıyla (AİHM Galstyan/Ermenistan Başvuru no: 26986/03, 15.01.2007 t.) öngörülen usul şartlarına uyulmaması sebebiyle kanun yolu başvurusunun reddedilmesinin bu hakkın ihlali sonucunu doğurmayacağının (AİHM Sjöö/İsveç Başvuru no: 37604/97) da istikrar kazanmış yargısal kararlarla kabul edilmesine nazaran.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11/1. maddesinde yazılı olduğu üzere "vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır." hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının 16.10.2018 tarihinde duruşmada sanığın savunması alınırken hazır bulunan ve sanık lehine istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafine tefhim edildiği, sanık müdafi tarafından yasal süresi içerisinde gerekçesiz süre tutum dilekçesi verildiği, ancak sanık müdafi tarafından yasal süresinden sonra gerekçeli temyiz dilekçesi sunulduğu,
sanık müdafinin 01.11.2018 tarihinde usulüne uygun olarak kendisine tebliğ edilen hükmü CMK’nın 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük yasal süre geçtikten sonra 14.11.2018 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla; süresinden sonra verilen temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesine,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2020/2924, K. 2021/1939, 8 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama