KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2020/3098 E., 2021/2385 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2021
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
13.08.2016 (sanık ... için) 17.10.2016 (sanık ... için) 19.08.2016 (sanık ... için) Hüküm : Sanıklar hakkında ayrı ayrı; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/7-9 63 maddeleri gereği kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi Temyiz edenler : Sanıklar ..., ..., sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanık ...’ın duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ...’nın örgütle iltisaklı Bank Asyada sadece hesabının bulunmasının müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği, sanıklar ... ve ...’nün eşlerine ait Bank Asya hesap artışlarının
TCK’nın 20. maddesi uyarınca cezaların şahsiliği ilkesi gözetilerek sanıkların aleyhine değerlendirilemeyeceği, yine sanıklar ..., ... ve ...’ın ByLock kullanıcısı olduklarını gösterir ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının dosyaya getirtilmeden hüküm kurulması diğer delillerin suçun sübutu açısından yeterli olduğu görülmekle sonuca etkili bulunmamıştır.
Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen cezalarda 5237 sayılı Kanunun 62/1 maddesi gereğince indirim yapılırken; sanık ... hakkında “6 yıl 13 ay” yerine “5 yıl 25 ay”, sanık ... hakkında “8 yıl 1 ay 15 gün” yerine “7 yıl 13 ay 15 gün”, sanıklar ... ve ... hakkında “8 yıl 4 ay” yerine “7 yıl 16 ay’’ hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2020/3098, K. 2021/2385, 23 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama