KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2020/3281 E., 2020/4206 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2018tarih ve 2017/354 - 2018/115 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme
- Hüküm
- TCK'nın 220/6 maddesi delaletiyle 314/2, TCK'nın 226/6-2, 3713 sayılı Kanun 5/1, TCK'nın 62, 58/9, 53,
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
63. maddeleri uyarınca hükmedilen mahkumiyetkararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçuna ilişkin kesin olarak verilen hüküm 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen 5. maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içinde temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
UYAP kayıtlarının tetkikinden geçmişte örgütsel faaliyetlerde bulunduğu anlaşılan sanığın suç tarihinde mezkur eylemi de gerçekleştirdiği nazara alındığında eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağının kabulü gerektiğinin gözetilmemesi, TCK 314/3, 220/6 maddelerindeki atfın niteliği ve aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, tayin edilen temel cezadan TCK'nın 220/6-2. cümlesi uyarınca indirim yapılırken uygulama maddesinin TCK'nın 226/6-2. cümlesi olarak gösterilmesi mahalli düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2020/3281, K. 2020/4206, 21 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama