İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Ceza Dairesi

YARGITAY · 16. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2020/3356 K.2020/5552

Dairemizin 02.03.2017 tarih ve 2016/980 Esas, 2017/963 Karar sayılı onama kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık lehine itiraz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısı ve ekindeki dava dosyası incelendi,

Esas2020/3356Karar2020/5552Tarih16 Kasım 2020Okuma6 dk · 1.148 kelime

KÜNYE

16. Ceza Dairesi 2020/3356 E., 2020/5552 K.

Karar tarihi
16 Kasım 2020
İtiraz Eden
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz İle İlgili Mahkeme Kararı
Van 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2013 tarih ve 2013/48 Esas 2013/21 Karar sayılı kararı
İtirazla İlgili Hüküm
TCK'nın 314/2, 62, 58/9, 63 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca mahkumiyet
Suç
Silahlı terör örgütüne üye olma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.148 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Dairemizin 02.03.2017 tarih ve 2016/980 Esas, 2017/963 Karar sayılı onama kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık lehine itiraz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısı ve ekindeki dava dosyası incelendi,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında özetle: "Sanık ... hakkında Van C. Başsavcılığınca düzenlenen 26/07/2013 tarihli iddianamede, eylemi "silahlı terör örgütüne üye olma" şeklinde nitelendirilerek 5237 sayılı TCK'nun 314/2, 53, 58/9 ve TMK'nun 5. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Van(Kapatılan) 6. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmış, mahkeme sanığın TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1. TCK'nın 62. 53 ve 58/9.

Maddeleri uyarınca neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonundan segbis bağlantısı ile esas mahkemesince yapılan 1. celsede tutuksuz olan sanığa. CMK'nın 147 ve 191. Maddelerindeki hakları hatırlatılmış, müdafii talebinin olmadığını beyan etmesi üzerine müdafii olmaksızın savunması alınmış ve bir sonraki celse yokluğunda karar verilmiştir.

Dosya kapsamından sanığın hüküm kesinleşinceye kadar vekalet ilişkisine dayalı bir müdafiiden faydalandığına ilişkin bir bilgi ve belgeye rastlanmamış, ilgili makamlardan mahkemece bu hususta herhangi bir talepte de bulunulmamış ve karar sanığın kendisi tarafından temyiz edilmiştir.

Sonuç itibariyle:

Sanığa atılı "silahlı terör örgütüne üye olma" suçu için 5237 sayılı TCK'nın 314/ 2. maddesinde öngörülen ceza, "beş seneden on seneye kadar hapis cezası olup, ayrıca iddianamede 3713 sayılı Kanunun 3. maddesi gereği, sanık hakkında anılan Kanunun 5/1 maddesinin tatbiki istenmiştir. Söz konusu madde: "3 ve 4 üncü maddelerde yazılı suçları işleyenler hakkında ilgili kanunlara göre tayin edilecek hapis cezaları veya adli para cezaları yarı oranında artırılarak hükmolunur.

Bu suretle tayin olunacak cezalarda gerek o fiil için, gerek her nevi ceza için muayyen olan cezanın yukarı sınırı aşılabilir. Ancak, müebbet hapis cezası yerine, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur" içermektedir.

Atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmesi halinde kanun gereği takdir hakkı bulunmaksızın uygulanması gereken 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca, belirlenen temel cezadan 1/2 oranında artırım öngörülmesi nazara alındığında, öngörülen hapis cezasının alt sınırı beş yıldan fazladır. Bu nedenle.

CMK'nın 150/3 maddesi uyarınca müdafii görevlendirilmesi gerekirken, müdafii olmaksızın yargılamaya devamla hüküm kurularak sanığın savunma hakkı kısıtlanmıştır." gerekçesi ile Dairenin 02.03.2017 tarih ve 2016/980 Esas 2017/963 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, itiraz kabul edilmez ise itiraz hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna tevdiine karar verilmesi istenmektedir.

Dairemiz ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlığın/itirazın konusu: kovuşturma aşamasında tutuksuz olarak yargılanan sanığın, re’sen atanacak bir müdafii yardımından yararlandırılmasının gerekip gerekmeyeceğine dairdir. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuksuz yargılanan sanık ... Durunun müdafiinin bulunmadığı anlaşılmakla:

Talep konusu ilamın dayandığı yargılama ve hüküm tarihi itibariyle gerek Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu gerekse Daireleri tarafından CMK'nın 150/3. maddesinde zorunlu müdafii atanması için öngörülen hapis cezasının alt sınırının, suçun temel şekline göre belirlenmesi gerektiğini kabul ettiği bir vakıadır.

Ancak Dairemiz bilahare Anayasanın 36/1 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1 maddeleri ile teminat altına alınan "Adil yargılanma hakkı" bağlamında CMK'nın 150/3. maddesinin, sözleşmenin 6/3-c maddesi ve müstekar AİHM içtihatları (Pakelli/Federal Almanya Davası. B.No: 8398/78, 25.04.1983,Salduz. Poitrimol-Fransa, 23 Kasım 1993 ve Demebukov - Bulgaristan, başvuru no: 68020/01, 28 Şubat 2008, Dayanan/Türkiye davası, başvuru no:7377/03 Talat Tunç/Türkiye Davası, B.

No: 32432/96, 27.03.2007) doğrultusunda yeniden yorumlanması gerektiğini değerlendirerek yasada öngörülen hapis cezasının alt sınırının, suçun temel şekline göre değil ve fakat uygulanması zorunlu nitelikli haline göre belirlenmesi gerektiğine karar vermiştir.

Bu nedenlerle, silahlı terör örgütü üyesi olmak suçlarının 3713 sayılı TMK'nın 3. maddesinde düzenlenen mutlak terör suçlarından olması, aynı Kanunun 5. maddesi kapsamında mutlak terör suçlarında her halükarda 3713 sayılı TMK’nın 5. maddesinin herhangi bir takdir hakkı olmaksızın uygulanmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda "silahlı terör örgütü üyesi olmak suçlarında cezanın alt sınırın beş yıldan fazla olduğu"

nazara alındığında, sanık hakkında, "silahlı terör örgülü üyesi olmak" suçundan yapılan yargılama sırasında. CMK'nın 150/3 maddesi gereğince isteğine bağlı olmaksızın hatta açıkça müdafii istemediğini beyan etse bile müdafii görevlendirme zorunluluğu bulunmaktadır.

İçtihat, yargılama makamlarının yargılanmak üzere kendilerine sunulan müşahhas olayla ilgili uyuşmazlığı çözen kararlarında mücerret olan hukuki sorun açısından benimsedikleri görüştür. 15.6.1949 tarihli içtihat birleştirme kararında da (15.6.1949 No. 4/11 -Düstur III 30 s. 1567) "Tevhidi içtihat kararlarına dayanılarak daha önce müstakar bir suretle tatbik olunan içtihatlar dairesinde muhkem kaziye teşkil etmiş olan kararlar aleyhine karşı tashihi karar volıına gidilemez".

"Zamanın ihtiyaçlarına ve şartlarına göre değişmeye mahkum olan hukuk telakkilerine müvazi olarak kazai içtihatlarda tebeddüller vaki olur. Fakat bu içtihat tebeddülleri kaide olarak makable şamil olmazlar. Mahkeme içtihadının değişmiş olması kanun yaranına bozmaya mahal vermez.." (Prof. Dr. Nurullah KUNTER-İçtihat Değişmesi Nedeniyle Ceza Muhakemesinin Yenilenebilmesi Sorunu- 42-64 sayfa.

Ocak 1975 Yargıtay Dergisi, İsmail Malkoç-İçtihat değişikliği nedeniyle karar düzeltme ve yargılamanın yenilenmesi, http: tbbdergisi.barobirlik.org.tr/ml988-l9883-1068 )

Mahkeme içtihatlarındaki değişim yargı organlarının takdir yetkisi kapsamında kalmakta olup böyle bir değişiklik özü itibarıyla öneeki çözümün tatminkar bulunmaması anlamına gelir (S.S. Balıklıçeşme Beldesi Tarım Kalkınma Kooperatifi ve diğerleri Türkiye. B. No: 3573/05... 17293/05, 30/11/2010. $ 28). Ancak aynı hususta daha önce çıkan kararlardan farklı bir hüküm kurulması hâlinde mahkemelerce bu farklılaşmaya ilişkin makul bir açıklama getirilmesi gerekmektedir (Stoilkovska Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti. B. No: 29784/07, 18/7/2013. § 49).

Anayasa Mahkemesi de "Hukuk kurallarının ne şekilde yorumlanacağı veva birden fazla yorumunun mümkün olduğu durumlarda bu yorumlardan hangisinin benimseneceği derece mahkemelerinin yetkisinde olan bir husustur. Anayasa Mahkemesinin kanunilik ilkesi bağlamındaki görevi, hukuk kurallarının birden fazla yorumunun hukuki belirlilik ve öngörülebilirliği etkileyip etkilemediğini tespit etmektir." (Mehmet Arif Madenci. B. No: 2014/13916, 12/1/2017, § 81: Ford Motor Company, B. No: 2014/13518, 26/10/2017, $$57. 66; Engin Selek, B. No: 2015/19816, 8/11/2017, $ 53; Hakan Altıncan GK, B. No: 2016/13021, 17/5/2018)

Kaldı ki ceza hukukunda kabul edilen "suçta ve cezada kanunilik" prensibinin bir yansıması olan "failin lehine yeni ceza kanunun geçmişe etkili olması" kuralı, Ceza Yargılaması Hukukunda tatbik edilemez. Yeni Ceza Yargılaması Kanunu bireyin lehine olup olmadığına bakılmaksızın derhal uvgulanır, geçmişte yapılan ve o dönemin kanununa göre geçerli olan yargı işlemleri ile tasarruflarının sıhhatini etkilemez. Aynı durumun usul yasalarının yorumuna ilişkin içtihat değişiklikleri için de geçerli olduğunda kuşku duyulmamalıdır.

Bu itibarla, 15.6.1949 gün ve 1948/4 esas 1949/II karar sayılı tevhidi içtihat kararı da gözetildiğinde, kazai içtihat değişiklikleri kaide olarak makable şamil olmayacağından Daire içtihadının değişmiş olmasının usul ve maddi hukuka ilişkin

hukuka aykırılık taşımayan ilama itiraza konu olamayacağının kabulü gerekir. 15.6.1949 gün ve 1948/4 esas 1949/11 karar sayılı tevhidi içtihat kararı da gözetildiğinde, içtihadı birleştirme kararı mahiyetinde de olsa içtihat veya yorum değişiklikleri nedeni ile olağanüstü kanun yollarına başvurulmayacağına dair müstakar uygulama ve yukarıda yer verilen öğreti görüşleri nazara alındığında Daire kararında bir isabetsizlik bulunmamakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan nedenler ile: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmediğinden REDDİNE, 02.07.2012 gün ve 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen (2) ve (3) fıkra hükümleri uyarınca itirazın değerlendirilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE. 16.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2020/3356, K. 2020/5552, 16 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Ceza Dairesi
Esas No
2020/3356
Karar No
2020/5552
Tarih
16 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/3356 K.2020/6824
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/3356 K.2020/7920
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/3356 K.2020/18759
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2020/3357 K.2020/5332
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2020/3357 K.2020/5730
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/3357 K.2020/4860

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.