KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2020/3403 E., 2020/5262 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.07.2018 tarih ve 2017/249 - 2018/395 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, örgütle iltisaklı dersaneye gitmenin, çocuklarını örgütle iltisaklı koleje göndermenin, Zaman Gazetesi ve Sızıntı Dergisi aboneliğinin örgütsel faaliyet ya da delil olarak değerlendirilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden, suç tarihinin İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında "23.07.2016" yerine "24.07.2016" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan tayin olunan "5 yıl 6 ay" hapis cezasından 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılırken, "7 yıl 15 ay" yerine hesap hatası sonucu "8 yıl 3 ay" olarak fazla hapis cezasına hükmedilmesi, TCK'nın 62/1. maddesinin uygulanması neticesinde sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2020/3403, K. 2020/5262, 2 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama