KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2020/3905 E., 2021/1930 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2021
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2017 tarih ve 2017/232 - 2017/234 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- İlk Derece Mahkemesi hükmünün, CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm incelenmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik olarak sanık müdafii tarafından yasal süre içerisinde gerekçe içermeyen temyiz dilekçesi verildiği, gerekçeli kararın sanık müdafiine 01.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği, sanık müdafiinin CMK'nın 295. maddesinde belirtilen 7 günlük süreden sonra ayrıntılı temyiz dilekçesini sunduğu anlaşılmış ise de; Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm fıkrasında ve sanık ile müdafiine gerekçeli kararın tebliğine dair tebliğ/tebellüğ belgelerinde CMK'nın 295. maddesinde düzenlenen 7 günlük süreye ilişkin bir ihtaratın bulunmadığı anlaşıldığından sanık ve müdafiinin temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı kabul edilerek,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dosyadaki diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu anlaşılmakla, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.
Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2020/3905, K. 2021/1930, 8 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama