KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2020/455 E., 2020/4251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2017 tarih ve 2016/377 – 2017/350 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütünün propagandasını yapma, Tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması veya el değiştirmesi
- Hüküm
- 1- Sanık ... yönünden; 3713 sayılı Kanunun 7/2-2. cümle, TCK’nın 43, 62, 53, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi,
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
2- Sanık ... yönünden; TCK’nın 174/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 52/2, 53, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5. maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içinde temyiz edilmekle;
Sanık ... ve müdafiinin temyiz başvurusunun silahlı terör örgütü propagandası yapma suçundan verilen hükme yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- Sanık ... hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinin kararları, verilen cezanın tür ve süresine göre 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile değişik CMK'nın 286. maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan sanığın temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2020/455, K. 2020/4251, 22 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama