KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2020/5135 E., 2020/5086 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Zorunluluk nedeni gösterilmeden SEGBİS vasıtasıyla savunma alınmasına, sanığın yargılamanın hiçbir aşamasında itiraz etmediği, 17.12.2019 tarihinde gönderdiği dilekçesinde duruşmasının SEGBİS ile görülmesini talep ettiği, yine 06.01.2020 tarihli duruşmada "bu celse ve gelecek celselerde segbis ile ifade vermeye rızam vardır" şeklinde bayanda bulunarak SEGBİS ile ifade vermeyi kabul etmiş olması karşısında, bu yöntemle savunma alınması silahların eşitliği ve adil yargılama ilkesi çerçevesinde sanığın savunmasında zaafiyet yaratmadığı anlaşılması karşısında, bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Beyanları hükme esas alınan ve CMK’nın 48. maddesi gereğince kendisini suçlayıcı ifade vermekten çekinme hakkı olan tanıklar ..., ... ve ...'ün bu hakları hatırlatılmamak suretiyle CMK’nın 48/1 maddesine
muhalefet edilmesi, ilgili tanıkların şüpheli sıfatı ile müdafii huzurunda usulüne uygun alınan kolluk ifadelerinin bulunması karşısında sonuca etkili görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2020/5135, K. 2020/5086, 19 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama