KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2020/585 E., 2020/4439 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
İlk derece : Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2019 tarih ve 2017/416 - 2019/62 sayılı kararı Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : 1- TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 62,53 ve 58/9. maddeleri uyarınca hükmedilen hapis cezasına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi 2- Nitelikli dolandırıcılık ve Resmi belgede sahtecilik suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine yönelik mahkeme kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği, ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Hükmedilen cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299. maddesi gereğince reddine,
Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına neden olacak şekilde dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen bölge adliye mahkemesi kararının niteliğine göre CMK'nın 286/2-g maddesi gereğince kesin nitelikte olup temyizi kabil olmadığı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen kararı ise temyiz yetkisi bulunmadığından, katılan ... vekilinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince reddine,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Toplanan deliller suçun sübuta erdiği hususunda vicdani kanaatin oluşması için yeterli olup, şüpheye yer bırakmamış olması karşısında; sanığın Bylock kullanıp kullanmadığının tespiti için ayrıntılı Bylock tespit değerlendirme raporunun beklenmemesi sonuca etkili görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2020/585, K. 2020/4439, 28 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama