KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2020/942 E., 2021/4429 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2021
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- Sanıklar hakkında TCK'nın 314/2, 3713 3, 5/1
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma
maddeleri ile TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Hükmolunan cezaların süresine göre şartları bulunmadığından sanıklar ... ve ... ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK'nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE, 1- Sanıklar ... ve ... yönünden; 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11/1. maddesi gereğince vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile, birden fazla vekil varsa bunlardan birine yapılmasının
gerekli ve yeterli olduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 17.09.2019 tarih ve 2019/333 E, 2019/516 K. sayılı kararının, belirtilen usul ve yönteme uygun biçimde sanıklar tarafından avukat ... ile birlikte ortak vekaletnameyle vekil tayin edilen ve daha önce sanıklar lehine istinaf isteminde de bulunan avukat ...’a elektronik yolla tebliğe çıkarılarak 28.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve sanıklar müdafii avukat ...’in 15.10.2019 tarihinde sanıklar yönünden temyiz dilekçesi sunduğu anlaşılmakla, CMK'nın 291/1. maddesinde öngörülen on beş günlük süre geçtikten sonra yapılan temyiz isteminin aynı kanunun 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası AŞ'de örgüt liderinin talimatı üzerine hesap açtığı,
işlem yaptığı yönünde delil bulunmayan sanık ...’ın anılan banka nezdinde açılmış hesaplarının bulunmasının ve bu hesaplara ait mutad hesap hareketlerinin müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet yada delil olarak değerlendirilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar ..., ..., ..., ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
Duruşmada SEGBİS vasıtasıyla kaydedilen sanıkların savunmalarına ilişkin Segbis çözüm tutanağı düzenleyen bilirkişilere ödenen ücretlerin yargılama gideri olarak sanıklara yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar ..., ..., ..., ... ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMK'nın 303/1 maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasından “259,16” ibarelerinin çıkartılarak yerlerine “38,33” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2020/942, K. 2021/4429, 30 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama