İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Ceza Dairesi

YARGITAY · 16. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2021/1639 K.2021/4383

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2021 tarih ve 2021/29378 sayılı yazısı ile Cumhurbaşkanına hakaret suçundan sanık ...'nün beraatine dair Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/05/2019 tarihli ve 2019/116 esas, 2019/858 sayılı kararını kapsayan…

Esas2021/1639Karar2021/4383Tarih29 Haziran 2021Okuma16 dk · 3.202 kelime

KÜNYE

16. Ceza Dairesi 2021/1639 E., 2021/4383 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Haziran 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.202 kelime·16 dk okuma·4 bölüm

I- TALEP

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2021 tarih ve 2021/29378 sayılı yazısı ile Cumhurbaşkanına hakaret suçundan sanık ...'nün beraatine dair Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/05/2019 tarihli ve 2019/116 esas, 2019/858 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Her ne kadar suçun mağduru Cumhurbaşkanına mahkeme ilamı tebliğ edilmemiş ise de, sanık hakkında açılan kamu davasının Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine ihbar edildiği, 22/02/2019 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğince davaya katılınmayacağının bildirildiği nazara alındığında, katılan sıfatını almayan mağdura anılan kararın tebliğ edilmesine gerek bulunmadığı düşünülerek yapılan incelemede;

Dosya kapsamına göre, Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın sosyal medya üzerinden yapmış olduğu paylaşımların bir kısmının eleştiri mahiyetinde, bir kısmının ise eleştiri boyutunu aşmakla birlikte kaba ve incitici nitelikte olup hakaret suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığından bahisle sanığın beraatine karar verilmiş ise de, sanığa isnat edilen eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesinde düzenlenen Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturduğu, bu suçun kovuşturulmasının ise aynı maddenin 3. fıkrası gereğince Adalet Bakanının iznine tâbi olduğu,

bahse konu suçla ilgili olarak şikâyet veya başkaca bir soruşturma veya kovuşturma şartının aranmadığı, Adalet Bakanlığının 08/10/2018 tarihli “Olur”u ile de sanığın, facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde 27/10/2015 tarihli "Diktatör sözcüğünü rahatlıkla kullanabilirsiniz" şeklindeki, 31/01/2015 tarihli "Hırsızsınız Tayyip Erdoğan..

Hırsız Erdoğan" yazısını ve Sayın Cumhurbaşkanının kadın elbisesi giymiş şeklindeki fotoğrafın altına "Başkanlıktan Vazgeçtim Kraliçe Olmak İstiyorum" şeklindeki, 19/02/2016 tarihli Atatürk ve Sayın Cumhurbaşkanının bulunduğu fotoğrafta Atatürk'ün Sayın Cumhurbaşkanının başını okşar gibi montaj yaparak konuşma balonunun içine Atatürk "Vatan namustur satılamaz anladınmı çocuk", Sayın Cumhurbaşkanı "kiraya versem??" şeklindeki, 26/07/2016 tarihli Sayın Cumhurbaşkanının Türkiye Haritası üzerine çökmüş şekilde ve üzerine "içine s.çtınız Türkiyenin" şeklindeki,

16/07/2016 tarihli Sayın Cumhurbaşkanının fotoğrafını fotomontajlayarak fil afişi şeklinde paylaşıp üzerine "bir Akepe filmi Ey Türkiye Bu san son uyarı dar 15.07.2016" şeklindeki, 16/07/2016 tarihli Sayın Cumhurbaşkanının fotomontajlı fotoğrafını profil resmi gibi paylaşarak altına "darbe oldu ama tek

birimiz içeri alınmadık. Bakanlardan havuz yazarlarına hepimiz canlı yayındayız. Süper bir darbe. Çok şeker bir darbe" şeklindeki, 15/07/2015 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanının konuşma sırasında çekilmiş fotoğrafını paylaşarak üzerine "tüm ailesi bakanları hırsızlık, yolsuzluky, kara para aklamaktan yargılanırken, o meydanlarda millete ahlak dersi veriyor.

TC başına gelmiş en büyük Felaketsin Tayyip" şeklindeki, 03/07/2016 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanının fotoğrafını paylaşarak üzerine, "Son kez söylüyorum; mavi marmarayaı tanımam... Deniz fenereini tanımam... Zerrabı tanımam...

Fetoyu tanımam velev ki g.tüm sıkışsın, babamı tanımam" şeklindeki, 20/09/2015 tarihinde, "Sahte Diblomalı Cumhurbaşkanı" şeklindeki paylaşımlarının Cumhurbaşkanına hakaret eylemi olarak değerlendirilerek Türk Ceza Kanunu’nun 299/3. maddesi uyarınca kovuşturma izni verildiği, sanığın Facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına yönelik anılan paylaşımlarının, kişinin kendini gerçekleştirmesi ya da toplumun gelişmesine katkı sunan bir içeriği bulunmadığı gibi doğrudan Cumhurbaşkanını küçük düşürücü, onur, şeref ve haysiyetini zedeleyecek nitelikte olduğu,

bu nedenle sanığın üzerine atılı suçun tüm unsurlarıyla oluştuğu gözetilmeden, sanığın mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 16/02/2021 gün ve 94660652-105-55-12065-2020-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden müsteniden ihbar ve mevcut evrak Dairemize gönderilmiştir.

II- OLAY

Adana Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce hazırlanan Siber Suçlar Önleme Açık Kaynak Tespit Formuna göre 19.12.2017 tarihinde sosyal paylaşım siteleri üzerine yapılan çalışma esnasında, facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde "necibe.oncu" url uzantılı, ... (Necibella) rumuzlu kullancının, hesabın herkese açık künye bilgilerinde yer alan bilgilerinden, fotoğraflarından ve diğer paylaşımlarından hareketle kimlik ve adres tespiti yapılarak, hesabın kullanıcısı olabileceğinin değerlendirmesi ile ekran görüntüleri de sunularak Cumhurbaşkanına hakaret içerir, herkese açık nitelikte paylaşımlarda bulunduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda tanzim edilen siber suçlar önleme açık kaynak tespit formunda belirtilen paylaşımlara dair yorumlar ve görsellerin incelenmesinde özetle;

"- 27 Ekim 2015 tarihinde, bir ulusal gazetenin sitesinde yayımlanan "Mahkeme:Erdoğan'a "diktatör"demek hakaret değil,siyasi eleştiridir, Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nde..." haber yazısı ile buna ilişkin "bir binanın cephesine Diktatörler sokakta devrilirler! yazılı, Cumhurbaşkanının resminin bulunduğu pankartı asan kişilerin resminin" bulunduğu paylaşımı, "Diktatör sözcüğünü rahatlıkla kullanabiliriz!" yorumu ile paylaştığı ayrıca bu paylaşıma yönelik yapılan yorumlarda

"Hıııırsıııız Taayip Erdğan!... Hırsız Tayyip Erdoğan!" şeklinde yorumda bulunduğu,

- 26 Haziran 2016 tarihli, emoji sembolünü içerir yorumla, Cumhurbaşkanının resminin photoshopla kraliçe olarak tasvirlendiği görülen, içeriğinde "Başkanlıktan vazgeçtim! Kraliçe olmak istiyorum!" yazısı bulunan görseli paylaştığı,

- Zaman tünelinde yazan 2017 tarihi de nazara alınarak, 03 Kasım tarihinde, 3 yıl öncesine ait paylaştığı ve sosyal medya sitesinde anı olarak belirtilen, bir başka kullanıcının 02 Kasım 2014 tarihinde yayımladığı, içeriğinde Cumhurbaşkanının resminin ve belirtildiği şekilde; "Ben yetim hakkını kimseye yedirtmem! 1-Ben yerim...2-Bakanlarım yer...3-Vekillerim yer...4- Yakın aile çevrem yer...5- Belediye başkanlarımız ve çevresi yer...6-Yandaş mütahahhit, medya patronları yer. 7- Yandaş holdinler, para babaları yer...- Uzun lafın kısası ben ne dersem o olur. Hesap soracaksanız sandıkta sorun!..." şeklindeki görseli paylaştığı ayrıca paylaşıma "Zıkkım olsun yedikleriniz" şeklinde yorumda bulunduğu,

- Zaman tünelinde yazan "2017" tarihi nazara alınarak, 02 Kasım tarihinde, içeriğinde Türkiye Cumhuriyeti 94.yaşında şeklinde başlığı ile yayımlanan habere dair Cumhurbaşkanının resmi ile Aziz Atatürk, bugün Büyük Zafer'in 94 Yıldönümünü millet olarak büyük bir gurur ve heyecanla yad ediyoruz... şeklinde başlayarak, Ruhun şad olsun... şeklinde biten yazının yer aldığı görselin "iki ayyaş'tan aziz Atatürk'e... Allah ile aldatmak dönemi bitti. Şimdi Atatürk ile aldatma dönemi başladı." yorumları ile sunulduğu resmi paylaştığı,

- Zaman tünelinde yazan "2017" tarihi nazara alınarak, 19 Şubat tarihinde, 19 Şubat 2016 tarihinde, 2 yıl öncesine ait yaptığı ve sosyal medya sitesinde anı olarak belirtilen, içeriğinde Mustafa Kemal Atatürk'ün "Vatan namustur satılmaz. Anladın mı çocuk" şeklinde sözü ile Cumhurbaşkanının ensesini okşarken, Cumhurbaşkanının da "kiraya versem" şeklinde cevap verdiğini belirtir, karikatürü paylaştığı,

- Zaman tünelinde yazan "2017" tarihi nazara alınarak, 13 Şubat tarihinde, 13 Şubat 2015 tarihinde, 3 yıl öncesine ait yaptığı ve sosyal medya sitesinde anı olarak belirtilen, "Oktay Vural adlı kullanıcı tarafından -Başkanlık ve özerklik için 7 haziran kampanyası açılışı... yorumu ile Ergin Asyalı'nın içeriğinde, Cumhurbaşkanı ile siyasetçilerin yanı sıra terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın, photoshop yönteminin de kullanıldığı resimleri ile masa üzerinde bulunan, Türk bayrağı sembollerini içeren Türkiye haritası şeklinde yapılan pastayı keserlerken tasvir edildikleri bir karikatürü/görseli, paylaştığı,

- Zaman tünelinde yazan 2016 tarihi nazara alınarak, 26 Temmuz tarihinde, 26

Temmuz 2015 tarihinde, 2 yıl öncesine ait yaptığı, sosyal medya sitesinde anı olarak belirtilen, "İçine sıçtı Türkiye'nin..." yorumu ile Cumhurbaşkanının Türkiye Devleti sınırlarını gösteren harita üzerinde tasvirinin yapıldığı karikatürü paylaştığı,

-18 Temmuz 2016 tarihinde, Türkiye darbe girişiminde kafası kesilen askerlerin görüntüleri şeklinde yazının bulunduğu videoyu paylaştığı,

- 16 Temmuz 2016 tarihinde içeriğinde, "Bir Akepe Filmi", "Ey Türkiye Bu sana son uyarı!" ,"Darbe","15.07.2016" şeklinde yazıların bulunduğu, film afişine uyarlanan "Fuat Avni" adlı kullanıcı tarafından paylaşılan fotoğrafı/görseli paylaştığı,

- 16 Temmuz 2016 tarihinde, Atilla Taş hayranları adlı profilin paylaştığı, içeriğinde "Darbe oldu ama tek birimiz içeri alınmadık. Bakanlardan havuz yazarlarına hepimiz canlı yayındayız. Süper bir darbe. Çok şeker bir darbe." yazısının "Tayyip Aga" şeklinde Cumhurbaşkanının resminin bulunduğu paylaşım sayfası şeklinde tasvirlenen paylaşımı, paylaştığı

-16 Temmuz 2016 tarihinde, bir başka kullanıcının "Darbe görmesek inanacağız!?" şeklindeki yorumunu, paylaştığı,

- 15 Temmuz 2016 tarihinde, içeriğinde "Tüm ailesi ve bakanları hırsızlık, yolsuzluk, kara para aklamaktan yargılanırken, o meydanlarda millete ahlak dersi veriyor."," TC.Başına gelmiş en büyük felaketsin Tayyip.!!" şeklinde yazı ile Cumhurbaşkanının resminin bulunduğu fotoğrafı, paylaştığı,

- 03 Temmuz 2016 tarihinde, Cumhurbaşkanının resminin ve "son kez söylüyorum; mavi marmarayı tanımam, deniz fenerini tanımam, zerrab'ı tanımam, feto'yu tanımam, velev ki ;g.tüm sıkışşsın; babamı tanımam!" yazılarının bulunduğu resmi paylaştığı,

-29 Eylül 2015 tarihinde ise "sahte diplomalı cumhurbaşkanı" yorumu ile "Cumhurbaşkanlığı düşürülsün! HKP Mahkemeye başvurdu" başlık ve içerikli bir başka siteye ait görseli/yazıyı paylaştığı,"

Görülmüştür.

Bu kapsamda Cumhurbaşkanına hakaret suçundan kimlik bilgileri tespit edilen sanık hakkında, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/91195 soruşturma evrakına kayden soruşturmaya başlanılmış ve 28.12.2017 tarih, 2017/6329 karar sayılı yetkisizlik kararı ile de tespit edilen ikamet kaydı ile suç yerine istinaden soruşturma evrakı Samsun Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Soruşturma evrakı Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1051 sayılı evrakına kaydedilmiştir.

07.02.2018 tarihinde yakalanarak, gözaltına alınan sanık, kollukta verdiği

ifadesinde özetle, bahse konu hesabın kendisine ait olduğunu, belirtilen paylaşımların kendisi tarafından yapıldığını ancak bazı yorumları kendisi yazmış ise de bir kısım paylaşımlardaki yazıların kendisine ait olmadığını fakat bunları mizahi amaçla paylaştığını ve hakaret kastı ile hareket etmediğinden suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.

Sanık hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında yürütülen bir soruşturma veya kovuşturmanın bulunmadığı, soruşturma sürecinde tanzim edilen 16.02.2018 ve 17.02.2018 tarihli kolluk tutanlarında belirtilmiştir.

İl Emniyet Müdürlüğünün 20.02.2018 tarihli fezlekesi ile Cumhurbaşkanına hakaret suçundan tanzim edilen tahkikat evrakları Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş ve Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/7099 soruşturma sayısına kaydedilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2018 tarih, 2018/7099 soruşturma, 2018/458 karar sayılı birleştirme kararı ile de sanık hakkında aynı olaya ilişkin 2017/1051 sayılı soruşturma bulunduğundan, evrakın 2017/1051 sayılı soruşturma evrakı ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.03.2018 tarihli fezlekesi ile Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünden, 27 Ekim 2015 tarihli "Diktatör sözcüğünü rahatlıkla kullanabiliriz" şeklinde, 31 Ocak 2015 tarihli "Hırsızsınız Tayyip Erdoğan..Hırsız Erdoğan" şeklinde Cumhurbaşkanın kadın elbisesi giymiş şekilde fotoğrafının altına başkanlıktan vazgeçtim! kraliçe olmak istiyorum! şeklinde karikatürü, 19 Şubat 2016 tarihli Atatürk ve Cumhurbaşkanımızın fotoğrafının bulunduğu yerde Atatürk tarafından "Vatan namustur satılamaz anladınmı çocuk" Cumhurbaşkanın "kiraya versem?? " şeklindeki karikatürü,

26 Temmuz 2016 tarihli Cumhurbaşkanın Türkiye haritası üzerinde çökmüş şekilde ve üzerine İçine s.çtınız Türkiyenin " şeklindeki görsel ve yazıyı, 16 Temmuz 2016 tarihli Cumhurbaşkanın fotoğrafının üzerine "bir Akepe filmi Ey Türkiye Bu sana son uyarı! şeklindeki, 16 Temmuz 2016 tarihli Cumhurbaşkanın resminin altına "darbe oldu ama tek birimiz içeri alınmadık, bakanlardan havuz yazarlarına hepimiz canlı yayındayız. Süper bir darbe.

Çok şeker bir darbe." şeklindeki, 15 Temmuz 2016 tarihli Cumhurbaşkanın fotoğrafinın bulunduğu kısıma tüm ailesi bakanları hırsızlık, yolsuzluk, kara para aklamaktan yargılanırken, o meydanlarda millete ahlak dersi veriyor. TC başına gelmiş en büyük Felaketsin Tayyip" şeklinde, 03 Temmuz 2016 tarihli "Son kez söylüyürum; mavi marmarayı tanımam... deniz fererini tanımam... zerrabı tanımam... fetoyu tanımam, velev ki g. tüm sıkışsın, babamı tanımam.,! şeklinde, 20 Eylül 2015

tarihli " Sahte Diblomalı Cumhurbaşkanı!" şeklinde paylaşımlarda bulunan sanık hakkında, kovuşturma izni verilmesi istenilmiştir. 08.10.2018 tarihli Bakanlık oluru ile de belirtilen paylaşımlarına yönelik atılı suçtan kovuşturma izni sanık hakkında verilmiştir.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.01.2019 tarih, 2018/1051 soruşturma, 2019/782 sayılı iddianamesi ile 08.08.1943 doğumlu ve adli sicil kaydında sabıkası bulunmayan sanık hakkında, suç tarihlerinin 2015 ve 2016 yılları, suç yerinin ise Samsun olduğu belirtilerek, özetle; kovuşturma izni verilen paylaşımlarına istinaden başlatılan soruşturmada, suça konu paylaşımların yapıldığı hesabın kendisine ait olduğunu, başka şahıslar tarafından paylaşılan yazı ve görselleri kendi facebook sayfasında paylaştığını, amacının Cumhurbaşkanına hakaret etmek olmadığını ve suçlamayı kabul etmediğini beyan eden sanığın dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde sözlerinin Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturduğundan, TCK'nun 299/1-2,43/1,53 maddelerince cezalandırılması istenilmiştir.

Samsun 5 Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulüne müteakip mahkemenin 2019/116 esasına kayden kovuşturmaya başlanılmıştır. Bu süreçte, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Hukuk İşleri Başkanlığına, duruşma günü bildirir iddianame ekli meşruhatlı davetiye çıkartılmış ve 12.02.2019 tarihinde tebligat usule uygun şekilde yapılmıştır.

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğünün 22.02.2019 tarihli yazısı ile resen soruşturulması ve kovuşturulması gereken dosyaya Cumhurbaşkanının herhangi bir şikayetinin ve katılma talebinin bulunmadığı mahkemeye bildirilmiştir.

07.05.2019 tarihli duruşmaya katılan sanık savunmasında özetle, önceki ifadesini tekrar ettiğini, hesabın kendisine ait olduğunu, eleştiri mahiyetinde paylaşımları yaptığını, suç olduğunu bilmediğini, beraatine karar verilmesini aksi takdirde hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına rızasının bulunduğunu beyan etmiştir.

Tefhim olunan hükümle özetle, sanığın sosyal paylaşım sitesinde paylaşmış olduğu sözlerin bir kısmının eleştiri mahiyetinde, bir kısmının eleştiri boyutunu aşmakla birlikte kaba ve incitici nitelikte olup, hakaret boyutuna varmadığı dikkate alınarak, suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.

Mahkemenin 07.05.2019 tarih, 2019/116 esas ve 2019/858 karar sayılı ilamında, beraat gerekçesi belirtildiği şekli ile;

"...söz konusu paylaşımların bütünü itibari ile sert siyasi eleştiri mahiyetinde

olduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarında da belirtildiği üzere siyasi hüviyete sahip şahısların, sıradan vatandaşlara nazaran, kendilerine yönelik sert, ağır ve hatta incitici eleştirilere de katlanmaları gerektiğinin belirtildiği, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan ifade özgürlüğünün sadece zararsız ve ilgilenmeye değmez olarak görülen bilgi ve fikirlerin değil aynı zamanda rahatsız eden, şaşırtan ve gücendiren ifadelerin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği ve bu ifadeler var olmadan demokratik bir toplumdan söz edilemeyeceğinin vurgulandığı,

tüm bu anlatımlar ışığında, her ne kadar sanık ... hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmış ise de, sanığın sosyal paylaşım sitesinde paylaşmış olduğu sözlerin bir kısmının eleştiri mahiyetinde, bir kısmının eleştiri boyutunu aşmakla birlikte kaba ve incitici nitelikte olup hakaret boyutuna varmadığı dikkate alınarak suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle... Beraatine" şeklindedir.

Gerekçeli kararın görüldüsü, Cumhuriyet savcısınca 13.05.2019 tarihinde yapılmıştır. Cumhurbaşkanlığına gerekçeli karar tebliğ edilmemiştir. 22.05.2019 tarihli kesinleşme şerhine göre hüküm, istinaf edilmeden 21.05.2019 tarihinde kesinleşmiştir.

27.07.2020 tarihinde Cumhurbaşkanı vekilince, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünden, "diktatör, hırsız, vatanı satan, ülkeye sı.an, ailesi bakanları hırsızlık yapan, g.tü sıkıştığında kimseyi tanımayan,sahte diplomalı" vb şekilde yapılan paylaşımların Cumhurbaşkanına sövmek, onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut fiil isnat etmek sureti ile hakaret niteliğinde olduğundan, ifade özgürlüğü kapsamında da değerlendirilemeyeceğinden, sanık hakkında verilen kesinleşmiş beraat kararının kanun yararına bozulması hususunda ihbarda bulunulmuştur.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı, 22.10.2020 tarihli yazısı ile Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne, sanığın paylaşımlarının eleştiri sınırları içerisinde değerlendirilmeleri mümkün olmayan, incitici, küçük düşürücü ve Cumhurbaşkanının halk nezdindeki saygınlığını zedeleyici nitelikte olmaları sebebiyle hakaret niteliği taşıdığından, Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/116 Esas, 2019/858 Karar sayılı kesinleşmiş kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile kanun yararına bozulması görüşünde bulunulmuştur.

III-KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNE İLİŞKİN UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI

Yapılan yargılama sonunda CMK 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilen sanığa atılı eylemlerin, Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığına yöneliktir.

IV-HUKUKSAL DEĞERLENDİRME

Yasal düzenleme şöyledir;

5237 sayılı TCK'nın;

Cumhurbaşkanına hakaret

Madde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.

(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır şeklindedir.

T.C. Anayasasına göre, Cumhurbaşkanı devletin başıdır ve bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder. Bu nedenledir ki Cumhurbaşkanına Hakaret suçu, kişilere ve şerefe karşı suçlar içerisinde değil Devlete karşı işlenmiş suçlar bölümünde düzenlenerek Devleti temsil eden Cumhurbaşkanlığı makamının saygınlığının korunması amaçlanmıştır. Devlete karşı işlenen suçlardan bir kısmının gerçek mağdurunun makamı temsil eden gerçek kişi olmakla birlikte, Devlete ilişkin hukuki yararın korunması, kişiye nazaran daha üstün tutulmuştur.

Suç doğrudan doğruya Cumhurbaşkanı olan kişiye karşı işlenmekte ise de, suçla korunan ve bu nedenle ihlal edilen hukuki değer Devletin siyasal iktidar yapısıdır. (Özek, Çetin, Siyasi İktidar Düzeni ve Fonksiyonları Aleyhine Cürümler, İst 1967 s. 10)

Ceza himayesinin konusu Devlet kuvvetlerinin korunmasıdır. (Faruk Erem, Türkiye Barolar Birliği Dergisi 1991/1, Manzini V trattato di diritto penale İtaliano, IV (Torino,1926 s. 198)

Suçun faili herkes olabilir. Cumhurbaşkanlığı sıfatı seçimle değil ant içmekle başlar. Suçun görevin devamı sırasında işlenmesi gerekli olduğu gibi görevden kaynaklanması şart değildir. (CGK 02.04.1990 tarih 84/106 sy karar)

Hakaret, bir kişiye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle onur, şeref ve saygınlığa saldırmasıdır. Eylemin yüze karşı ya da yoklukta işlenmesi arasında fark yoktur. Gıyapta hakarette ihtilat öğesi aranmamaktadır.

Serbest hareketli suç olup, sözler, imalı şarkılar, yazı, çizim, resim, nefreti gösteren hareketler ve bunun gibi davranışlarla işlenebilir.

Manevi unsur genel kasttır. Mağdurun sıfatı bilinerek hareket edilmelidir. Saikin siyasi olması şart değildir. Cumhurbaşkanlığı sıfat veya vazifesiyle alakalı saike de lüzum yoktur. (Erem. age)

Bir eylemin hukuk düzeni tarafından cezalandırılması ancak onu hukuka uygun kılan diğer bir anlatımla hukuka aykırılığı ortadan kaldıran bir nedenin bulunmamasına bağlıdır. İfade hürriyeti, basın özgürlüğü, haber verme ve eleştiri

hakkı gibi bir hakkın kullanmasına ilişkin hukuka uygunluk nedenleri mevcut ise hukuk düzeni tarafından kişi cezalandırılmayacaktır. Ancak, eleştiri hak ve görevi kötüye kullanılmamalı, ifade veya yazıda küçültücü, incitici, abartılı sözlerden kaçınılmalıdır. Sayılan öğelerden birinin olması halinde haber verme ve eleştiri hakkından söz edilmeyecek eylem hukuka aykırı olacaktır.

Hakaret suçları ifade özgürlüğünü sınırlayan hallerden bir tanesidir. Doğal haklardan kabul edilen ifade hürriyeti, çoğulcu demokrasilerde vazgeçilmez ve devredilmez bir niteliğe sahiptir. İfade hürriyeti insanın özgürce fikirler edinebilme, edindiği fikir ve kanaatlerinden dolayı kınanmama, bunları meşru yöntemlerle dışa vurabilme imkan ve özgürlüğüdür. Temel hak ve özgürlüklerden olan bu hak birçok Uluslararası belgeye, Anayasa ve yasalara konu olmuştur.

Bu cümleden olarak, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 19. maddesinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10/1.maddesinde, T.C. Anayasasının 25 ve 26. maddelerinde birbirlerine benzer şekilde. "Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir alma ve verme özgürlüğünü de içerir." biçiminde teminat altına alınmıştır.

Demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden birini ve toplumun ilerlemesi ve bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade hürriyeti sadece kabul gören veya zararsız veya kayıtsızlık içeren bilgiler veya fikirler için değil aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerlidir. Bunlar demokratik bir toplumun olmazsa olmaz tolerans ve hoşgörüsünün gerekleridir. (Tezcan, Erdem Sancaktar, Türkiye'nin İnsan Hakları sorunu 2. baskı sy 462)

Ancak mutlak haklardan olmayan ifade hürriyetinin sonsuz ve sınırsız olmadığı, kısıtlı da olsa belli şartlarda sınırlandırılabileceği de aynı metinlerde yer bulmuştur. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 10/2 maddesine göre; görev ve sorumluluklar da yükleyen bu hakkın kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda başkalarının şöhret ve haklarının korunması için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir. Anayasanın 26/2. maddesine göre de: "Bu hürriyetlerin kullanılması... başkalarının şöhret veya haklarının... korunması amaçlarıyla sınırlanabilir."

İfade özgürlüğünün sınırlandırılmasına ilişkin düzenlemelerin dar yorumlanması, sınırlandırma için önemli bir toplumsal ihtiyaç veya zorunluluğun bulunması, bu sınırlandırmanın meşru bir amacı gerçekleştirmek için yapılması, sınırlandırmada aşırıya gidilmemesi ve her halükarda hakkın özünü zedelemeyecek ölçüde yapılması gerekmektedir.

İftira, küfür, onur, şeref ve saygınlığı zedeleyici söz ve beyanlar, müstehcen içerikli söz, yazı, resim ve açıklamalar, savaş kışkırtıcılığı, hukuk düzeni cebir yoluyla değiştirmeye yönelen nefret, ayrımcılık, düşmanlık ve şiddet yaratmaya yönelik bulunan ifadeler ise düşünce özgürlüğü bağlamında hukuki koruma görmemekte, suç sayılmak suretiyle ceza yaptırımlarına bağlanmaktadır.

Bu doğrultuda Cumhurbaşkanına Hakaret suçları TCK 299. maddede yaptırıma

bağlanmıştır. Suçun koruduğu hukuki yarar yukarıda da izah edildiği üzere Cumhurbaşkanının şeref ve saygınlığıdır. Bu suçun oluşumu için "Onun sosyal değeri konusunda kendisinin veya toplumun düşünce veya duyguları sarsıcı fiil veya sıfatlar isnat veya izafe edilmelidir. Ne tür hareketlerin şeref ve itibari ihlal edici olduğu, toplumda hakim olan ortalama düşünüş ve anlayışa göre belirlenmelidir, bunun tayininde ölçü bireyin özel duyarlılığı değildir. Bu itibarla basit bir saygısızlık hakaret ve sövme olarak nitelendirilemez" (Erman, hakaret ve sövme suçları sy 80 vd)

Demokratik toplumlarda siyasiler, üst düzey bürokratlar ile kamuya mal olmuş kişiler, diğer insanlara nazaran ağır eleştirilere daha fazla katlanmalıdırlar. Ancak hakarete hiçbir kimse katlanmak zorunda değildir. İfade hürriyeti bakımından eleştiri ve hakaret ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken kavramlardır. Kaba sövme hiçbir koşulda eleştiri olarak kabul edilemez.

Türk toplumunun önemli bir kesiminin kendilerini siyasi liderleriyle özdeşleştirdiği, liderlerine yapılan ve kamuya yansıyan hakaretleri kendilerine yapılmış gibi algılayarak aşırı reaksiyon gösterdikleri, bu hakaretlerin toplumdaki kutuplaşmayı artırdığı, hakaret ve sövme fiillerinin, adi olaylarda dahi birçok öldürme ve nitelikli yaralamalara sebebiyet verdiği gözetildiğinde, bu fiillerin orantılı bir yaptırıma bağlanmasının toplumsal barışın ve kamu düzeninin korunması bakımından da demokratik toplumda zorlayıcı bir ihtiyacın karşılanması kapsamında değerlendirilmesi gerekir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: Sanığın ikrarına konu sosyal medya sitesinden yapmış olduğu ilgili bölümde yer verilen paylaşımlarının, bireyin kendini gerçekleştirmesine ya da toplumun gelişmesine katkı sunması beklenen bir değer içermemesi ve özellikle eleştiri sınırlarını aşarak açıkça Cumhurbaşkanının şeref ve saygınlığına saldırı mahiyetinde olması nedeniyle ifade hürriyeti kapsamında değerlendirilemeyeceğinden sübut bulan müsnet suçtan orantılı bir ceza ile cezalandırılması gerekirken hukuki olmayan gerekçe ile beraatine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

V-SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2021 tarih ve 2021/29378 sayılı kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2019 tarih, 2019/116 esas, 2019/858 sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309/4-c maddesi uyarınca sanığın yeniden yargılanmamak ve aleyhine sonuç doğurmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2021/1639, K. 2021/4383, 29 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- Talep
  4. Iı- Olay
  5. Iıı-kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı
  6. Iv-hukuksal Değerlendirme
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Ceza Dairesi
Esas No
2021/1639
Karar No
2021/4383
Tarih
29 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/1639 K.2021/7935
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2021/1639 K.2021/24704
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2021/1639 K.2021/17357
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2021/1639 K.2021/23976
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2021/1640 K.2021/4088
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2021/1640 K.2021/6804

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.