İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2005/12949 K.2006/2556

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... vekili Avukat ... ile aleyhine temyiz istenilen ... vekili Avukat ...…

Esas2005/12949Karar2006/2556Tarih4 Nisan 2006Okuma5 dk · 1.025 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2005/12949 E., 2006/2556 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Nisan 2006
Mahkemesi
KADASTRO MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.025 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... vekili Avukat ... ile aleyhine temyiz istenilen ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında 81 ada 16 parsel sayılı 7819.32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve elatmanın önlenmesi davası davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece davacı tapusunun taşınmaza uymadığı, davalı tapusunun taşınmazı kapsadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; toplanan delillerin değerlendirilmesi dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dava konusu taşınmazın tesbitten evvel açılan tapu iptali ve men’i müdahale davası nedeniyle tutanağının malik hanesi boş bırakılmıştır. Tesbit sırasında 11.1.1990 tarih 2 nolu davalı tapusu taşınmaza revizyon görmüş, davacı tapusundan ise söz edilmemiştir.

Her iki tarafda kesin hükme, tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmaktadır. Bu durumda ihtilafın çözümü için öncelikle kesin hüküm iddia ve savunmasının somut olayda mevcut olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yanlar arasında cereyan eden birinci dava ... tarafından ...’e karşı 7.3.1957 tarihinde açılan men’i müdahale davası olup, ...

Şubat 1950 tarih 2 ve Nisan 1944 tarih 2 nolu tapu kayıtlarına dayanmış, davalı ... ... ise tapu kaydına değil satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmıştır.

Yapılan yargılama sonunda; mahallinde yapılan 17.5.1967 günlü keşfe göre davacı tapusunun davalı yere uymadığı, tahmini 8 dönüm miktarındaki taşınmazın davalının 30-40 seneden beri zilyetliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen 1966/113 esas, 1970/237 sayılı ilam derecattan geçerek kesinleşmiştir. Belirtilen dosya kapsamına göre nizalı yerin dava konusu 81 ada 16 sayılı parsel olduğu kesin olarak anlaşılmaktadır.

Davacı ..., 1966/113-237 sayılı red kararının yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılması ve elatmanın önlenmesini 15.7.1983 tarihinde talep ve dava etmiş ise de; istemi 22.4.1986 tarih, 1983/356 esas, 1986/54 sayılı ilam ile red edilmiş ve kanun yollarından geçerek kesinleşmiştir.

Davacı tapusunun taşınmazı kapsamadığını davalı tarafın 20 yılı aşkın zilyet olduğunu tesbit eden bu hükümden sonra taşınmazın yarı payını Temmuz 1981 tarih 22 nolu tapu kaydı ile davacı ...’den satın alan ... ..., tapu kaydındaki hudut ve miktar tashihini müteakip ...’e karşı, aynı tapu kaydının gittisine dayanarak 27.6.1983 tarihinde men’i müdahale davası açmış, ... de birinci davada olduğu gibi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve ayrıca birinci davada oluştuğunu iddia ettiği kesin hükme dayanmıştır.

İkinci davada da davalı ... ...’in tapu kaydı celbedilmemiş, uygulanmamış ve değerlendirmede nazara alınmamış,

5.2.1988 tarihli keşifte sadece davacı tapusunun uyduğu, taşınmazın zilyetliğinin davalıda olduğu (önceki dosyanın da davacısı olan) ...’nin oğlu ... tarafından mahalli bilirkişi olarak ifade edilmiştir. Mahkemece 18.10.1988 tarih, 1983/348 esas, 1988/223 karar sayılı

ilam ile davacı tapusunun taşınmaza uyduğu, davalının dayandığı mahkeme ilamının ise bu yere ait olmadığı kabul edilerek teknik bilirkişinin krokisinde gösterilen 11620 metrekarelik yere davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiş ve hüküm Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.

İkinci davada (hatalı dahi olsa) ilk ilamın bu yere ait olmadığının kabul edilmiş olması karşısında red ile sonuçlanan men’i müdahale kararının kesin hüküm niteliği taşıdığı artık kabul edilemez. İkinci davada verilen hüküm ise; ... ve O’ndan satın alan davacı yönünden iş bu kadastro davasında kesin hüküm değeri taşımaz.

Şöyleki; kesin hükme bağlanmış bir davadan sonra aynı konuda ve aynı taraflar arasında açılan ikinci davanın kesin hükümden dolayı reddedilebilmesi için eski dava ile yeni davanın sebebinin aynı olması gerekir.

Somut olayda tartışılabilecek husus davalı ... ...’in kaybettiği men’i müdahale davasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve kesin hükme dayandıktan sonra iş bu davada O’nun halefi olan davacı ...’ın tapu kaydına dayanmasının ayrı bir dava sebebi oluşturup oluşturmayacağı diğer bir ifadeyle men’i müdahale davasında zilyetliğe dayanmış olan davalının iş bu davada tapu kaydına dayanıp dayanamayacağıdır.

Doktrinde kabul edilen baskın görüşe göre eğer birinci davada ileri sürülmeyen vakıa aynı taraflar arasında ve aynı konuda açılan ikinci davanın “yalnız başına” dava sebebini oluşturabilecek nitelikte ise birinci davada dayanılan vakıadan (birinci davanın sebebinden) bağımsızdır. Bu durumda ilk davada verilen hüküm 2. dava yönünden kesin hüküm oluşturamaz.

Zilyedlik ve tapu kaydı bağımsız ve ayrı dava sebepleridir. ..., kabulle sonuçlanan davada sadece zilyetliğe ve kesin hükme dayanmış olup tapu kaydına dayanmamıştır. Men’i müdahale davasının niteliği gereği ...’i tapu kaydına dayanmaya mecbur bırakacak yada sonradan tapuya dayanmayı önleyecek bir hukuki düzenleme mevcut değildir.

Bu nedenle iki davanın dava sebepleri değişik olup, kabulle sonuçlanan men’i müdahale davasında verilen hüküm davalı ... ... yönünden kadastro davasında kesin hüküm teşkil etmez.

Sonuç olarak inceleme konusu dosyalarda red ile sonuçlanan men’i müdahale davası bilahare kabulle sonuçlanan men’i müdahale davasında nazara alındığı için kesin hüküm oluşturmaz, kabulle sonuçlandırılan men’i müdahale davası da ... tarafından tapu kaydına dayanılmamış olduğu için kadastro davası yönünden kesin hüküm oluşturmaz. Açıklanan hukuki durumda ihtilafın kesinleşen ilamlara göre değil tapu kayıtlarına değer verilerek çözümlenmesi gerekir.

Taraflar Boşnak oğlu kerimesinden intikalen gelmekte olan beşer dönüm miktarındaki Temmuz 1289 tarih, 216 ve 218 nolu aynı köy ve mevkiye ilişkin tapu kayıtlarına dayanmaktadırlar. Kayıtların edinme tarihleri ve intikalleri nazara alındıklarında hukuki değerlerini korudukları anlaşılmaktadır. Davacı ...’ın dayandığı Şubat 1990 tarih 37 nolu tapu kaydındaki payı 1/2 olup, hissesine kayıt miktarının yarısı kadar yer düşmektedir.

Davalı tapusu incelendiğinde Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.4.1983 tarih, 1981/259 esas, 1983/42 sayılı kararı ile miktarının 13080 metrekareye çıkartıldığı anlaşılmakta ise de; belirtilen ilamda ... taraf olmadığından davalı tapusunun miktar artışının davacıyı bağlamayacağının kabulü gerekir.

Her iki taraf tapusunun hudutları incelendiğinde tapu kayıtlarının aynı kökten gelen müstakil tapular oldukları ve birbirlerini hudut okumak suretiyle aynı taşınmazın farklı bölümlerine ilişkin oldukları anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamı nazara alındığında zilyetliğin davacı tarafta olduğu, davalı tarafın ayrıca korunmayı gerektirir bir zilyetliğinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca.

Mahkemece yapılacak iş; tapu kayıtları kapsamını miktarlarına değer vererek zeminde tayin etmek üzere mahalli bilirkişi huzuruyla ve teknik bilirkişi yardımıyla mahallinde keşif yaparak taşınmazın 4595 metrekarelik bölümünü davalı tarafa bırakacak geri kalan bölümü ise davacı ... adına tescile karar verebilecek şekilde kroki tanzim ettirmekten ibarettir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacı tarafın temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulüyle hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 450.00 YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine 4.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2005/12949, K. 2006/2556, 4 Nisan 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2005/12949
Karar No
2006/2556
Tarih
4 Nisan 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2005/12984 K.2006/2800
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2005/12985 K.2006/2801
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2005/12989 K.2006/2812
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2005/12992 K.2006/2611
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2005/13038 K.2006/2803
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2005/13039 K.2006/2805

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.