KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2006/1955 E., 2006/2482 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
696 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 137 ada 15, 147 ada 18, 13, 6, 137 ada 3, 6, 17, 103 ada 279, 297, 290, 287, 121, 277, 281, 137 ada 14, 101 ada 290, 103 ada 336 parsel sayılı ve muhtelif yüzölçümlerindeki taşınmazlar Asliye ve Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan men'i müdahale ve tescil davaları sonunda dava konusu parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesince çekişmeli parsellerin tutanakları ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; çekişme konusu 137 ada 15 parselin ... çocukları ... ve ... ... adlarına hisseleri oranında, 147 ada 18 parselin ... çocukları ..., ... ..., ... ... adına, 147 ada 13, 147 ada 6, 137 ada 3, 137 ada 6, 17, 103 ada 279, 103 ada 297, 103 ada 290, 287 parsellerin ... adına, 103 ada 121, 103 ada 277, 281 parsellerin ... adına, 137 ada 14 parselin ... ... mirasçıları ..., ... ... ve ... adına, 103 ada 336 parselin mirasçılar arasındaki taksim ve harici satışlar nazara alınarak ... ve arkadaşları adına hisseleri oranında tesciline,
101 ada 290 parsel ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava ve temyize konu 103 ada 297, 137 ada 14, 15 ve 17, 147 ada 18, 137 ada 6, 137 ada 3, 147 ada 6 ve 13, 103 ada 336 ve 103 ada 121 sayılı parsellerin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin bulunmadığı,
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde belirtilen zilyetlikle mülk edinme şartlarının adına tescil kararı verilenler yararına gerçekleştiği mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi, tanık anlatımı ve uzman bilirkişi raporu ile belirlendiğine göre Hazinenin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile yukarıda ada ve parsel nosu belirtilen taşınmazlarla ilgili hükmün ONANMASINA,
2- Hazinenin 103 ada 277, 281, 287, 290 ve 279 sayılı parsellere ilişkin temyizine gelince; mahkemece anılan parsellerin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, 1937 tahrir yıllı ve 70 tahrir numaralı vergi kaydının parselleri kapsadığı, zilyetlikle mülk edinme şartlarının adına tescil kararı verilenler yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Celbedilen kayıtlardan 937/70 tahrir nolu vergi kaydının 103 ada 254, 255, 256, 257, 271, 275, 276, 277, 278, 280, 282, 283, 284, 285, 286, 288 ve 289 sayılı parsellere de revizyon gördüğü ve halen bu parsellerin büyük bölümünün davalı olduğu anlaşılmaktadır.
Yargılamanın kısa zamanda en az masrafla ve en doğru şekilde sonuçlandırılması, dayanılan kaydın sağlıklı uygulanıp taşınmazların niteliklerinin gerçeğe uygun olarak saptanması için aynı kayda dayanılarak açılan davaların birleştirilerek yürütülmesi zorunludur.
Mahkemece bu zorunluluğa uyulmaması doğru bulunmadığı gibi, kaydın uygulandığı parseller bir bütün olarak düşünüldüğünde arazinin Hazine adına orman olarak tespit edilen 309 sayılı parsele komşu olduğu, bu itibarla kayıt miktar fazlasının ormandan açılmış olabileceği nazara alınarak usulüne uygun bir şekilde orman araştırması yapılmadan karar verilmesi de isabetli değildir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez.
Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle aynı vergi kaydına dayanılarak açılan tüm dava dosyaları birleştirilmeli, bundan sonra kaydın revizyon gördüğü parselleri kenardan çevreleyen tüm taşınmazların onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgelerle, Orman Kadastrosu yapılmışsa orman tahdit harita ve mazbataları, tahdit yapılmamışsa, 1/25.000 ölçekli memleket haritası, hava fotoğrafları, amenajman planları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel ve uzman bilirkişiler huzuru ile keşif icra olunmalıdır.
Arazinin başında icra edilecek keşif sırasında yerel bilirkişiler yardımı, uzman bilirkişiler aracılığı ile, vergi kaydı, orman tahdit harita ve mazbataları, hava fotoğrafları, 1/25.000 ölçekli memleket haritası uygulanıp kapsamları belirlenmeli, taşınmazların haritalardaki konumu saptanmalı, uzman orman mühendisinden arazinin niteliğini belirtir ayrıntılı kroki ve rapor alınmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan arazinin niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2006/1955, K. 2006/2482, 3 Nisan 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama